<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Türk Mutfağı</title>
	<atom:link href="http://turkyemekleri.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://turkyemekleri.wordpress.com</link>
	<description>Türk Mutfağı Dünyanın en zevkli mutfağıdır!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 Sep 2007 12:56:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='turkyemekleri.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Türk Mutfağı</title>
		<link>http://turkyemekleri.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://turkyemekleri.wordpress.com/osd.xml" title="Türk Mutfağı" />
	<atom:link rel='hub' href='http://turkyemekleri.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Biz Yaptık</title>
		<link>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/09/04/biz-yaptik/</link>
		<comments>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/09/04/biz-yaptik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Sep 2007 08:53:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>turkyemekleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/09/04/biz-yaptik/</guid>
		<description><![CDATA[http://www.bizyaptik.com/<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=23&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>http://www.bizyaptik.com/</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/turkyemekleri.wordpress.com/23/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/turkyemekleri.wordpress.com/23/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/turkyemekleri.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/turkyemekleri.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/turkyemekleri.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/turkyemekleri.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/turkyemekleri.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/turkyemekleri.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/turkyemekleri.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/turkyemekleri.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/turkyemekleri.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/turkyemekleri.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/turkyemekleri.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/turkyemekleri.wordpress.com/23/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/turkyemekleri.wordpress.com/23/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/turkyemekleri.wordpress.com/23/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=23&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/09/04/biz-yaptik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58ac57c2bba17f07f1d71cb80f4ebc20?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">turkyemekleri</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Mutfağı</title>
		<link>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/osmanli-mutfagi/</link>
		<comments>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/osmanli-mutfagi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2007 13:19:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>turkyemekleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mutfak Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/osmanli-mutfagi/</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar, Asya&#8217;dan Anadolu&#8217;ya doğru akan Türk boyları, eski uygarlıkların mayaladığı bu topraklara Uzak Doğu&#8217;da oluşan o zengin kültürü büyük bir ustalıkla ve yol boyu, geçtikleri her ülkeden aldıkları malzemeyle zenginleştirerek taşımışlardı. Bu hareket sırasında elbette mutfak kültürüne de gereken yeri vereceklerdi. &#8220;Açları doyurun, çıplakları giydirin, yıkılanları yapın, az halkı çok edin&#8221; gibi kutsal öğütlerle [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=20&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir zamanlar, Asya&#8217;dan Anadolu&#8217;ya doğru akan Türk boyları, eski uygarlıkların mayaladığı bu topraklara Uzak Doğu&#8217;da oluşan o zengin kültürü büyük bir ustalıkla ve yol boyu, geçtikleri her ülkeden aldıkları malzemeyle zenginleştirerek taşımışlardı. Bu hareket sırasında elbette mutfak kültürüne de gereken yeri vereceklerdi.</p>
<p><strong>&#8220;Açları doyurun, çıplakları giydirin, yıkılanları yapın, az halkı çok edin&#8221; gibi kutsal öğütlerle yola çıkan göç kafilelerinin yeni vatandaki görevleri kendilerine böylece bildirilmişti.</strong></p>
<p>İşte, yıllar sonra Anadolu ve Rumeli&#8217;nde gelişen Osmanlı kültürü ve de bu kültürün önemli bir bölümünü oluşturan mutfak ve yemek töreleri Asya Türklerinin tarihsel birikimiyle birlikte oluştu, gelişti ve ünlendi.</p>
<p>Bu hareketli kültür birikimini yeni vatanda geliştirecek, destekleyecek ve üretkenliğini arttıracak bir çok eleman vardı. Yeni toprak, her şeyden önce üç ayrı denizle çevrilmişti: Karadeniz, Akdeniz, Ege Denizi. Bu üç deniz bütün mal varlıklarını Anadolu göçmenlerinin emrine sunmuştu ve bu üç denize bağlı iki boğaz (Çanakkale ve İstanbul Boğazları) ve de onları birbirine bağlayan Marmara Denizi, bir yandan kendine özgü bereketi ile bir yandan da Anadolu&#8217;da, dört mevsimi birarada yaşamanın özellikleri ile, Batı&#8217;da bahar keyfi sürerken, Güney&#8217;de yaz, Karadeniz&#8217;de ılıman bir sonbaharı yaşama imkanını kullanarak, ülkenin bütününü, her mevsim taze sebzeler ve değişik meyvelerle donatıyordu. Bizler de, bugün bile aynı keyfi yaşamıyor muyuz?</p>
<p>İşte bu nedenlerle Osmanlı mutfağının ve yemek kültürünün özelliklerini, tarihsel kültürel birikiminin verdiği çeşitlilik ve coğrafyanın ve iklimlerin verdiği zenginlik ve de denizlerin, göllerin getirdiği bereketle birlikte incelemek ve düşünmek gerekiyor sanırım.</p>
<p>Bu koşullar, Osmanlı yemek kültürünü dünyanın üç büyük mutfağından biri olma kıvamına getirdi.</p>
<p>Yaşadığımız günler, yaşadığımız koşulların büyük değişimleri nedeniyle bu kültür elbette durmadan yenileniyor. &#8220;Kalıcı olma&#8221; şansı her gün biraz daha azalıyor. Bugün tüm dünyada insanlar evlerinde ve aile sofralarında birlikte yemek keyfini çok az bulabiliyorlar. Gelişen iş töreleri, sıcak yemek alışkanlıklarını, ayakta yenen &#8220;tost, sandviç&#8221; gibi kuru yemeklere dönüştürülüyor, davet yemekleri daha çok lokantalarda veriliyor. Çağdaş tıp, eskilerin en çok sevdiği yağlı yemeklere, hamur işlerine, hamur tatlılarına iyi gözle bakmıyor, fazla kilolu olmaktan korkanlar devamlı &#8220;diyet&#8221; gayretiyle kolay yemeklere önem veriyor.</p>
<p>Ve böylece&#8230; Yeni dünyanın yemek sistemi kendi kurallarına göre, eski sistemden ayrılıyor.</p>
<p>Ama, eski sisteme de dikkatle bakıldığı ve araştırmalar yapıldığı zaman onların da, özellikle sağlık açısından bir çok tedbirleri olduğunu, o günlerin koşullarına göre bazı kurallar ve kararlarla bu konuyu yürüttüklerini görüyoruz.</p>
<p>Madem ki bizim konumuz Osmanlı mutfağı&#8230; Bu konularda, ne demiş Osmanlı&#8217;nın akıllısı biliyor musunuz? Ne demiş? Yemekten, içmekten, tatlıdan, tuzludan söz açıldığında&#8230; o bolluk ve bereket sofralarında&#8230; Haber vermiş ki:</p>
<p><strong>&#8220;Az yiyen melek olur<br />
Çok yiyen helak olur&#8221; </strong></p>
<p>Aman dostlar dikkat. Aman!</p>
<p>O zamanlar, buna benzer vurgulu sözleri usta hat sanatçıları o sanat eseri olan süslü yazılarıyla yazan, zarif levhalar yaparmış. Akıllı ev sahipleri de bu levhaların bir iki tanesini yemek odalarının duvarlarına asarmış:</p>
<p><strong>&#8220;Az yiyen her gün yer<br />
Çok yiyen bir gün yer&#8221; gibi.</p>
<p>&#8220;Ağız yer, yüz utanır&#8221; gibi. </strong></p>
<p>Çok yemek yemenin insanın işine yaramayacağını anımsatan aşağıdaki dize gibi.</p>
<p><strong>&#8220;Neler yedi neler yedi bu diş&#8221;</strong></p>
<p><strong>AİLE SOFRASI </strong></p>
<p>Osmanlı ailesi günde iki kez yemek yiyor. Kuşluk yemeği &#8211; Akşam yemeği. Bu tür sofranın merkezi babadır. Büyük anne ve büyük baba (varsa) babanın iki yanına oturur. Anne, çocukların arasındadır. Onlara yardım eder. Sofra örtüsü yere yayılır, üstüne genelde altı ayaklı bir tahta konur. Onun üstüne de büyük yemek sinisi.</p>
<p>Kaşıklar sininin çevresine sıralanır.</p>
<p>İslam peygamberinin aile sofrası için önemli bir buyruğu vardır:</p>
<p><strong>&#8220;Yemeklerinizi ailenizle birlikte yiyin. Çünkü, o yemeğin bereketi vardır&#8221; diye buyrulmuştur. </strong></p>
<p>Aileler bu buyruğa genelde önem verir ve uygularlar.</p>
<p>Sininin çevresine minderler dizilir, sofraya oturanlar sağ kolları sofaya dönük olarak minderlere, hafif bir çaprazla oturur. Sürahi yerde, sofra örtüsünün üstündedir.</p>
<p>İlk yemek genelde çorbadır ve büyücek bir bakır kase içinde sofraya gelir.</p>
<p>Babanın seslice bir besmelesi ile yemek başlar. Bu sofralarda, yemek sırasında pek konuşulmaz. Yüksek sesle gülünmez, yemeği beğenmeyen, sevmeyen biri varsa, bunu açıklamaz. Kesinlikle ağız şapırdatılmaz ,ekmek ısırılarak değil koparılarak yenir.</p>
<p>Asık suratlara ,durumu usulca bildirilir. Sofrada su içmek isteyen olursa, gençlerden biri bardağına suyu koyar. Ve o, suyunu bitirinceye kadar, sofradakiler bekler, su içenin yemek hakkı böylece korunur.</p>
<p>Yemekler aynı kaptan yenir. Bu sofralarda çatal ve bıçak yoktu. Sofra töresi ancak Tanzimat&#8217;la birlikte değişmeye başlamış ve herkes tabağına konulan yemeği çatal ve bıçak kullanarak yemeği zamanla öğrenmiştir.</p>
<p>Çorbadan sonra et yemeklerinden biri, yanında pilav, ardından ya bir soğuk yemek ya bir börek, sonra da tatlı türlerinden yada meyvelerden bir tabak, tepsiye gelir.</p>
<p>Yemek sonunda baba şükür duasını ettikten sonra herkes tuzluktan bir tutam tuz alarak ağzına atar ve yemeği pişirene &#8220;Anne elinize sağlık&#8221; gibi, &#8220;Çok güzel olmuş&#8221; gibi bir teşekkür deyimi söyler. Sonra, evin yetişmiş genç kızı büyüklere kahve yapmak üzere mutfağa geçer. Büyük anneler, babalar oturuyorken, sofradan kalkanlar, sırasına göre, sinideki sofra eşyasını toplar ve mutfağa götürürler. Yerde ekmek kırıntısı asla bırakılmaz.</p>
<p><strong>MİSAFİR SOFRASI</strong></p>
<p>Genellikle yakın akrabalara, arkadaşlara, komşulara verilen davetlerde yemek töresi bazı küçük değişikliklerle gerçekleşir. Ailenin ve davet edenlerin yakınlığına göre ve kişilerin seçimine göre bu davetler ya kadınlar için ayrı, erkekler için ayrı sofralarda verilir; ya da sofralar aynı odalarda kurulabilir. Bir üçüncü ihtimal, kadın sofralarının gündüz evde, erkek yokken yapılmasıdır. Erkek sofraları gece işten sonra verilir.</p>
<p>Yemeğe davet eden, &#8220;filan akşam yemeği bizde yiyelim, Allah ne verdiyse&#8221; gibi alışılmış sözle işi bağlar.</p>
<p>Konuklar yemeğe gelirken &#8220;teşekkür babında&#8221; konuk evine yada evin çocuklarına uygun bir armağanla gelirler. Yalnız erkeklerin olduğu davetlerde bu armağan töresi pek yoktur. Konuk hanım, paketi ev sahibi arkadaşına &#8220;Size layık değil ama&#8221; gibi bir küçültme ifadesiyle uzatır. Ev sahibi hanım da, &#8220;Ne zahmet ettiniz aşk olsun&#8221; diye karşılar, teşekkür eder.</p>
<p>Çok eskilerden başlayarak, bu sofralarda konuklara önce bir kaşık bal sunulurdu. Ya da reçel. Bu ikram, &#8220;Tatlı tatlı konuşalım, tatlı tatlı yiyelim&#8221; deyiminin balla ifadesi olarak kabul edilirdi.</p>
<p>Bir de aileye, adı &#8220;Tanrı misafiri&#8221; olan ve yemek vakti habersiz gelenler olurdu. Onlara ilk sorulan soru &#8220;Yemek yediniz mi&#8221; ya da &#8220;Aç mısınız&#8221; dı. Eve sahibi telaşlanmaz, zora girse bile öfkesini (varsa), asla belli etmez, &#8220;Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer&#8221; diye, konuğunu sofraya oturturdu. Arada, gelen konuk yeterince doymadı endişesiyle, salata gibi, peynir gibi yan yemeklerden birini uzatır, konuk, &#8220;istemem, doydum&#8221; gibi bir nedenle kabul etmeyince:</p>
<p>&#8220;Misafir ev sahibinin kuzusudur, üzme beni al&#8221; gibi bir ısrarla salatayı yada peyniri ya da onlar gibi bir yiyeceği konuğunun önüne sürerdi.</p>
<p>Haberli ya da habersiz, misafir sofrasındakilerden biri su ister ve içerse suyu verene &#8220;Su gibi aziz ol&#8221; diye teşekkür eder ya da kendinden genç biri su vermişse &#8220;Berhüdar ol, oğlum&#8221; ya da &#8220;kızım&#8221; der, gülümserdi.</p>
<p>Sofraya, ailenin parasal durumuna, yaşadığı şehre ya da yöreye göre kış günleri çorbayla başlayan yemek, et türlerinden biriyle devam eder, ardından pilav gelir, soğuk yemekler ya da börekler, tatlılar birbirini kovalar, herşey bitince konukların en yaşlısı teşekkür eder, küçük bir dua okur, sonra da burada okuyacağınız şiirsel bir ikramla yemek olayını kapatırdı.</p>
<p><strong>Yağsın sofranıza nur<br />
Kaza- bela, bu evden geri dur<br />
Evin sahipleri olsunlar mamur.</strong></p>
<p>Bu sofralarda sıkça tekrarlanan teşekküre ait deyimler:</p>
<p><strong>Konuk, evin bereketidir. Var olun, sağ olun.<br />
Misafirin baş üstünde yeri var.<br />
Türke selam ver, sen yiyeceğini düşünme.<br />
Peynir ekmek, hazır yemek&#8230; Ve en güzeli de: &#8220;Yiyeceğini değil, yedireceğini düşün&#8221; anımsatmasıdır. </strong></p>
<p><strong>TOPLU YEMEK SOFRALARI</strong></p>
<p>Geleneksel kuruluşlarımızın yaşam biçiminden doğduğu belli olan toplu sofra töresi asker ocağında, tekke, dergâh ve zaviyelerde, okullarda, kervansaray ve hanlarda gerçekleşmiştir. Bu sofralarda yemek parası genellikle vakıflardan ödenirdi.</p>
<p>Yemek zamanı, görevlisi tarafından bina dışında uygun bir yerden, yüksek sesle yapılan &#8220;sofraya sala ya huuu&#8221; çağrısı ile duyurulur, o binadaki herkes işini bırakır ve kimseyi bekletmemek için hemen elini yıkayıp yemekhaneye giderdi. Herkes bu sofralardan hangisine oturacağını bildiği için hiyerarşideki yerine oturur, saygıyla, edep kuralları içinde, ortak peçete diyebileceğimiz uzun, &#8220;yağlık&#8221; adlı el dokuması örtünün, önüne gelen bölümünü dizlerine örter, sofra büyüğünün besmelesini beklerdi. Hemen bütün kaşıklar birden o kocaman çorba k&#8217;sesine dalar ve yemek töreni böylece başlardı.</p>
<p>Aile sofrasının kuralları burada da geçerliydi. Konuşma, gülüşme, yemek seçme, ekmeği ısırarak yeme başkalarının hakkına el uzatma yoktu.</p>
<p>Yemek bitiminde toplumun büyüğü ya da onun seçtiği biri yemek dualarından birini okur, sonra da bir tutam tuz ağıza atılırdı.</p>
<p>Toplu yemek sofraları doğal olarak erkeklerin yemek yediği yerdi ve kadınlar bu sofralara katılamazdı.</p>
<p><strong>İMARETHANELER</strong></p>
<p>Toplu yemek türlerinden biri de Osmanlı&#8217;da yoksulları doyurmak için kurulan ve adı İmarethane olan mutfaklardı. Bu kuruluşların kökeni İslam&#8217;ın &#8220;zekat ve fitre&#8221; gibi dini vecibelerinin yerine getirilmesine dayanıyordu. İmaretlerde parasızdı yemekler ve onların masraflarını zenginlerin bir araya getirdiği vakıflar üstleniyordu. İstanbul&#8217;daki İmarethanelerde günde en az 4-5 bin kişiye yemek verilirdi. Bayram ve şenlik günlerinde çoğalırdı bu rakamlar.<br />
İmarethane açan kişiler mülklerini kurdukları imarete bağlamaya mecburdurlar. Bu zorunluluk imaretin devam etmesini sağlamak için gerekliydi. <strong>İmaretlerin yaptığı ekmeğin özel bir adı vardı: Fodla. </strong></p>
<p><strong>KAHVE TÖRESİ</strong></p>
<p>Hangi yemekten sonra olursa olsun, kahve vazgeçilmez bir son noktadır. Günlük hayatta da önemlidir. Türk kahvesinin özellikle o dönemde kendine has nükteleri, deyimleri, töresi vardı. Kahve tiryakisi, kahve ocağı, kahve falı, kahve fincanı ve.. <strong>&#8220;Bir fincan kahvenin kırk yıla varan hatırı&#8221;.. </strong></p>
<p><strong>Kahve çeşitleri de vardı:</strong></p>
<p>Sade kahve, şekerli kahve, orta şekerli (Bir adı da adeta) az şekerli kahve..</p>
<p><strong>Bir de zamana göre içilen kahveler vardı.</strong></p>
<p>Sabah kahvesi (İki türlü olur). Biri yataktan kalkar kalkmaz içilir. Öbürü kuşluktan az önce. Bu kahveler bazen &#8220;sütlü kahve&#8221; de olur. Yorgunluk kahvesi, fal kahvesi, dedikodu kahvesi, mola kahvesi, yemek sonu kahvesi gibi..</p>
<p>Türk töresinde yemeğe konuk çağırmak genellikle: &#8220;Hiç değilse bir acı kahvemizi içmek için buyrun&#8221; diye yapılırdı. Bir de ne zaman tiryakilerle, kahve ve sigara bir araya gelir, tiryakiler:</p>
<p>&#8220;Kahve tütün<br />
Keyifler bütün&#8221;.. diye hoşluklarını ifade ederlerdi.</p>
<p>Bu arada yemek arkasından kahve yerine çay içenleri de unutmayalım.</p>
<p><strong>Çayı icat etti bir Pir<br />
Sabahları iki, akşamları bir.. diye tanıtırlardı çay lezzetini. </strong></p>
<p><strong>EKMEK VE ÖTESİ</strong></p>
<p>Osmanlı&#8217;da ekmek önceleri ev fırınlarında, komşu hanımların birbirine yardımıyla, belli günlerde, daima kadınlar tarafından yapılan ve pişirilen bir nimetti.</p>
<p>Sanıyorum ki, Türk mutfağında ekmeksiz bir sofra hiç düşünülememiştir.</p>
<p>Ekmek, buğdaydan, çavdar unundan, mısırdan, kepekten yapılır; somun, pide, şepit, bazlama, yufka ekmeği gibi çeşitleri vardır. Karadeniz&#8217;in mısır pastası denilen mısır unu ekmeği ve İstanbul&#8217;un francalası incelmiş ekmek türlerinden sayılırdı. Zaman elbette ekmeklerimizle de oynamakta ve kendine uygun değişiklikleri yapmakta. Pide ekmeğini, söz gelimi, insanlar artık yalnız ramazan ayında görüyorlar.</p>
<p>Osmanlı, Batı yaşamından etkilenmeye başladıktan sonra ekmek üretiminden de değişim başlamış ve ev fırınlarındaki ekmek üretimine karşılık çarşı ekmeği gündeme gelmişti. Çarşı ekmeğini ev kadınları önceleri sevmediler. Hatta ayıpladılar. Ev dedikodularına, &#8220;onlar çarşı ekmeği yer&#8221; lafı bazen ayıplama olarak, bazen de alay etmek için kullanılan bir deyim olmuştu..</p>
<p>Ekmeğini evinde yapan veya yaptıran hanımlar sıkıntılarını şu deyişlerle ifade ederlermiş:</p>
<p><strong>Samanlıkta saray oldu<br />
Kadınlara kolay oldu.</strong></p>
<p>veya:</p>
<p><strong>Ekmek çarşıya düştü<br />
Elâlem aç kaldı, küstü.</strong></p>
<p>Ama aslında ekmek ne küstü, ne darıldı. Ekmek her haliyle vazgeçilmez bir yiyeceğimiz olduğu için ilk günden bugüne bütün zarafeti ve tadıyla sofralarımızın baş tacıdır. Öyle değil mi efendim?</p>
<p>Öyle ise dilinmiş ekmeklerimizi soframıza koyar, biz de Osmanlı yemeklerinin sohbetine başlarız.</p>
<p><strong>OSMANLI YEMEKLERİ</strong></p>
<p>Fatih Sultan Mehmet&#8217;in babası 2. Sultan Murat zamanına kadar gerek halk sofralarında, gerek saray sofralarında yemek düzeni çok sade, çeşitler de çok azdı. Osmanlı mutfağının gelişip oluşması ancak 2. Murat döneminden sonra başlıyor.</p>
<p>Osmanlı yemekleri, biliyorsunuz, her zaman sofraların baştacı olan çorbalarla başlıyor. Sağlıklı yemeklerin birincisi kabul edilen çorbalar et suyu, tavuk suyu, yoğurt; balık çorbaları da balık suyu ile zenginleştiriliyor ve pirinç, bulgur, tarhana unu, kuru ve taze sebzeler ve sebze kökleriyle kaynatılarak yapılıyor. Ve adeta, mideleri kendinden sonra gelecek yiyeceklere hazırlamak ve hazmettirmek için görevlenmiş sayılıyor.</p>
<p>Düğün çorbası, yoğurt çorbası, tarhana çorbası, yayla çorbası ön sıralarda tutuluyor her zaman ve özellikle kuşluk yemeklerinin en hoşa giden çorbaları sayılıyor.</p>
<p>Sofraların temel yemeği olarak çorba ve ekmek öne alındığına göre çorbaların lezzeti ve sağlıklı içeriği olması elbette gerekliydi.</p>
<p>Çorba konusu yazıya dökülmeye başlandığında sonu kolay kolay gelmiyor. O dönemlerin hamarat hanımları sadece çorba isimlerini sıralamaya kalktıkları zaman çorba türlerinin sayısı yüzü kolay kolay geçiyor.</p>
<p>Çorbanın önemi Osmanlı&#8217;da o kadar belli ki evlenme yaşındaki kızların anneleri ve büyük annelerin en büyük korkusu, kızının &#8220;adam gibi çorba pişirmeyi bile bilmiyor&#8221; diye evde kalmasıydı. Ve bu konuda annesi gibi düşünmeyen kızlara verilen nasihat:</p>
<p><strong>&#8220;Akılsız başa söz neylesin<br />
Tatsız çorbaya tuz neylesin<br />
Ya baba evinde kalan kız neylesin&#8221; idi.</strong></p>
<p><strong>ET YEMEKLERİ</strong></p>
<p>Koyun, kuzu, dana gibi kırmızı etler, balık, tavuk gibi beyaz etler, kümes hayvanları ve av etleri et yemeklerinin temel taşlarıdır. Salça, soğan, saramsak gibi yan malzemeyle tatlandırılan et yemeklerinin bir kısmı uzun sürede ve ağır ateşte pişer. Kebaplar, köfteler, fırında, mangalda, ızgarada pişirilir.Genelde, yörelere göre değişen ezmeler, taratorlar, turşular, yeşil salatalar ya da yoğurtla birlikte yenir. Patlıcan salatası, patates kızartması, şiş kebap ve döner kebabı mutlaka domates, biber ile birlikte sofraya gelir.</p>
<p>Genelde tandırda, güveçte, fırında, testide, kuyuda (özel yapılır) şişte pişirilen et yemeklerinin yanında ya da ardından pilavlardan bir pilav da bulunmalıdır.</p>
<p>Tavuk ve aynı türün çeşitleri olan hindi, kaz, ördek vb. hayvanların etleriyle yapılan yemeklerin bu sofralardaki yeri de önemlidir. Özellikle misafir sofralarının unutulmaz yemeği olan çerkes tavuğu, hindi dolması, lezzeti eşsiz yemeklerdendir.</p>
<p>Ayrıca, et yemekleri içinde sayılan Marmara&#8217;nın lüferi, palamutu, tekir, pisi, dil balıkları ve izmarit-istavrit balıkları, Karadeniz&#8217; in kalkanı&#8230;Ama asıl sayısız pişirme çeşidi olan hamsisi; Ege&#8217;nin çupurası deniz yemeklerinin seçilmişleridir.</p>
<p>Balıklar, tavası, ızgarası, çorbası, buğulaması, tuzlaması, kurutması, fırınlaması yapılan, sağlık açısından da lezzet çeşitleri açısından da çok önemli olan et yemekleri arasındadır. Özellikle padişahların bir çoğunun sevdiği yemeklerdir bunlar. Maraş, Adana, Urfa&#8217;da yapılan kebaplar, sonradan bütün ülkeye yayılıyor. Hünkarbeğendi, imambayıldı, papaz yahnisi, çerkez tavuğu, kadınbudu gibi yeni ve yapımı önemli olan yiyecekler sofraları süslüyor. Yerel yemeklerin seçilmişleri ülke içinde yayılmaya başlıyor ve tatlı konuşanlar, yiyeceklerin de tatlısını isteyince Türk mutfağında şenlik zamanla büyüyor.</p>
<p>Elbette hepsi bu kadar değil. Biz ilk elde aklımıza gelenleri anımsattık sizleri.</p>
<p>Kıyı şehirlerinde tabii balıklar ve diğer deniz ürünleri.. Tatlı sularda yine balıklar.. Izgarada, tavada pişen türleri. Tuzlamaları, kurutmaları..</p>
<p>Bu zenginlikte elbette yazımızın başında konuştuğumuz ülke coğrafyasının, mevsimlerin ve toprağın veriminin çok büyük etkisi var.</p>
<p>Karides ise güveci, salatası, pilavlısı ve salması ile aramızda.</p>
<p>Ama herkes bilir ki Karadenizlinin tek tutkusu olan hamsi balığı: tavası, ızgarası, fırınlanmışı, çorbası, yahnisi, buğulaması, tuzlaması ve kurutulmuşu (füme) ile tüm balık türlerinin önüne geçmiş ve birincilik yarışını kazanmıştır.</p>
<p><strong>PİLAVLARA GELİNCE</strong></p>
<p>Et yemeklerinin çoğuna, kuru fasulye gibi kurutulmuş sebzelerin hemen hepsine eşlik eden pilav türleri yalnız pirinç değil, bulgurla ve kuskuslu da yapılır. Sade pilav, domatesli pilav, bademli, fıstıklı, üzümlü, bezelyeli, patlıcanlı, tavuklu türleri vardır.</p>
<p>Bu çeşitli yemekler Osmanlı mutfağında, özellikle saray mutfaklarında doğmuştur. Pirinç pilavları değişik pirinç türlerine göre yapılır. Düğünlerde zerdeyle birlikte ikram edilir.</p>
<p>Yalnız Osmanlının değil, Türklerin tümünün vazgeçilmez yemeklerinin başında gelir pilav.</p>
<p>Meraklı Osmanlı hanımları 27 çeşit pirinç pilavı yapıyorlardı mutfaklarında. Aside, beyinli, bezelyeli, domatesli, düğün pilavı, lapa, patlıcanlı pilav, sade, salma, şehriyeli, tavuklu ve daha da neler..</p>
<p><strong>SEBZELER</strong></p>
<p>Osmanlı sofraları etli ya da zeytinyağlı sebze yemeklerinde inanılmaz bir zenginlik taşır.</p>
<p>Başta fasulye türleri gelir, ardından 40 türlü yemeğiyle patlıcan. Arkası saymakla bitmez. Domates, biber, lahana, patates, bakla, kabak, ebegümeci, enginar, havuç, ıspanak, karnabahar, kereviz, kuşkonmaz, semizotu, mûlukiye, yer elması, pırasa. Başka, unuttuklarım da olabilir.</p>
<p>Kuru sebzeler ise, bakla, bamya, barbunya, kuru fasulye, mercimek, nohut, bezelyedir.</p>
<p>Bu yemeklerin etli ve sıcakları sırada öndedir, zeytinyağlılar arkada. Mutfağın tel dolabında sırasını bekler.</p>
<p><strong>YA HAMUR İŞLERİ </strong></p>
<p>Tükenmez bir konu olan Osmanlı mutfağının hamur işleri, börekler ve hamur tatlıları olarak ikiye ayrılır. Börekler sıcak yemektir genelde. Fırında yapılır ya da tavada pişirilir. Hamur arasına konulan malzeme ise , kıyma çeşitli peynirler ve ıspanaktır. Ramazan sofralarının vazgeçilmez yiyeceklerinden biridir börekler. O zamanlar börek yufkaları da evlerde yapılıyordu. Oklava ile açılan hamurlarla. Evin özel ekmek fırını yoksa tepsiler, üstü örtülü olarak çarşı fırınına gönderilirdi. Bu böreklerin adı tepsi böreğiydi.</p>
<p>Tava böreklerinin en güzeli sigara böreğiydi. İçi kaşar peyniri rendesiyle doldurulan sigara börekleri kızartılır, içkili sofraların pek hoşuna giderdi.</p>
<p>Genelde, peynir, ıspanak, kıyma, sütle yapılan börekler bazen tek yemek olarak bile (ama yanında mutlaka ayranla) o sofraların doyurucu yemeği oluyordu.</p>
<p>Hoşaf da, özellikle ramazanın sahur yemeklerinde sofraya gelirdi. Ya da tükenmez adlı meyve sularından evde yapılan o harika içecekle yenirdi.</p>
<p><strong>VE DE OSMANLI TATLILARI&#8230; </strong></p>
<p>Üç türlü tatlısı var bu Osmanlının. Yani ağzının tadını bilenlerin. Hamur tatlıları, süt tatlıları, meyve tatlıları. Bir de, az önce adını ettiğimiz baklavalar.</p>
<p>Baklavaların temel maddesi unla açılan ince yufkalar, yağ şeker ve bal. Bir de fındık, fıstık, cevizden biri ve kaymak. Baklava türlerinin hepsi fırında pişer. Karadenizli kadın, bayramlarda şeker yerine konuklarına baklava ikram ediyor ve konuğuna baklava tabağını uzatırken de usulca:</p>
<p>&#8220;Buyur, 60 yaprak yufkayla yaptım&#8221; diye gülümsüyor. 60 ince yufkayı düşünün. Bu sayı bazen 70, bazen 80&#8242;e doğru da gidiyor.</p>
<p>Süt tatlılarıysa, muhallebi, sütlaç, kazandibi, tavukgöğsü, keşkül ve güllaçtır.</p>
<p>Keşkül, davet-ziyafet yemeği olarak başta gelmiştir sofralarda. Kazandibi ve tavukgöğsü uzun süre çarşı imalatı olarak yapılmıştır. Güllaç ise, ramazan sofralarının baş tatlısıdır. Malzemesi çarşılarda hazır satılır., evlerde evin hanımı sütle pişirir güllaç tatlısını. Azıcık ılık sütün içinde gelir sofralara. Kaymağıyla beraber.</p>
<p>Ramazan sofralarının en saygı gören tatlısı, tabii güllaçtı. Günümüzde güllacı seven, pişirmesini bilen kimse kaldı mı bilemiyorum.</p>
<p>Ama yemek ve tatlı seçiminin ustası olanlar yine de keşküle dayanamıyorlar. Süt tatlılarından en duyarlılarından biri olan keşkül Ankara&#8217;nın son Osmanlılarından olan rahmetli Vehbi Koç ile babamın, en sevdiği tatlısıydı. Bütün bunlar unutulup gidiyor. Ne yazık ki sofralarımızın şimdi yabancı sofralara dönüştü. En azından Konya&#8217;nın &#8220;etli ekmeği&#8221; İtalya&#8217;nın pizzası oldu sanki.</p>
<p>Amaa.. Osmanlı sofralarının en yaygın tatlısı aşuredir. Aşure, bir tören tatlısıdır. Genellikle muharrem ayının onu ile yirmisi arasında yapılır. Bu tarihin Kerbela Vak&#8217;ası günleri ile ilişkisi olduğu söylenir.</p>
<p>Söylencelere göre Nuh Tufanı&#8217;nın bitiminde, gemideki yolculara, kilerdi kalan son yiyecekler bir araya getirilerek yapılan ve kurtuluşun kutlandığı son yemekte yenilen aşure kırk türlü malzemeyi içerir. Eski günlerin evlerinde bu kırk türlü malzeme okumalarla konurmuş kazanlara, tencerelere. İlahiler okunarak karıştırılırmış uzun süre.</p>
<p>Ve sonra, hemen her Osmanlı evinde bulunması âdet olan büyük aşure sürahileriyle komşulara dağıtılırmış, aşurenin bir kısmı.</p>
<p>Bu ünlü tatlının başka hikayeleri de var. Muharrem ayının onuncu günü Adem baba ile Havva anamızın ilk tanıştığı günmüş. İlk aşure bu gün için pişirilmiş.</p>
<p>&#8220;Hayır öyle değil&#8221; diyenler de var. Onlara göre ise aşure, Adem&#8217;le Havva&#8217;nın cezalandırılıp yeryüzüne indirilmelerinden sonra (Hani Havva Ana Adem Babaya izinsiz ilk elmayı yedirmişti ya&#8230;) İşte bu nedenle dünyaya cezalı olarak yollanmışlar. Ama bir gün Tanrı onları affetmiş. İşte o affın müjdesi olarak pişirilmiş ilk aşure&#8230;</p>
<p>Biz bu nefis, ama yapımı hayli zor tatlıyı bir af tatlısı olarak değil, tatlıların şahı olarak çok seviyoruz, kim icad ettiyse Tanrı ondan razı olsun.</p>
<p><strong>VE DE HELVALAR </strong></p>
<p>Temel malzemeleri un ya da irmik, yağ, şeker, süt, kaymaktır.</p>
<p>Doğumlarda, ölümlerde, askere giderken, hac dönüşünde, okula başlayan çocuklar için, yeni bir eve sahip olunca, okul bitince, yağmur dualarında, kuzunun sütten kesilme günü olan &#8220;yoğurt bayramı&#8221;nda, &#8220;çiğdem düğünü&#8221;nde (ilk çiğdemin görüldüğü gün) Osmanlı evlerinde kesinlikle çeşitli helvalardan biri yapılır ve eşe dosta dağıtılır.</p>
<p><strong>RAMAZAN SOFRALARI </strong></p>
<p>Türkler arasında 11 ayın bir sultanı diye anılan Ramazan ayının kendine özgü pek çok töresi vardır. Biz burada sadece bu törenin sofrasından söz edebileceğiz.</p>
<p>Ramazan günlerinde de sofraların her gün iki türlüsü kuruluyor. Bir iftar sofrası. Öbürü sahur sofrası.</p>
<p>İftar sofrası, saati belli olan ve akşam saatlerinde açılan sofradır. Genelde oruç açma zamanını ve sofraya daveti şehirlerde ve kasabalarda toplar patlatarak haber verirlerdi insanlara.</p>
<p>Top sesini duyanlar aile sofralarının töresine uyarak yerlerine otururlar ve oruç açarlardı. Yani bütün günü hiçbir şey yemeden geçirenler oruç bozarlardı. Ya birkaç yudum suyla. Ya bir zeytinle.</p>
<p><strong>Ramazan sofralarının ilki olan iftar sofrası iki aşamalıdır. Birinci aşama &#8220;İftariye&#8221; denilen ilk fasıl, ikincisi de yemeklerin yendiği ikinci fasıl.</strong></p>
<p>İftariye, açlığın verdiği hızla yemeklerin üstüne atılmayı önlemek üzere tertiplenmiş çerez sofrasıdır bir anlamda. Küçük tabaklarda ve sahanlarda reçeller, peynirler, zeytinler ve benzeri yiyeceklerden teker teker alınır. Bunların yanında fırınlardan yeni çıkmış pideler vardır.</p>
<p>İftar sofrası bittikten sonra bir anda kaldırılır. O sıra akşam namazının okunma sırasıdır. İsteyenler ezanla gelen sese uyarak akşam namazını kılar. Sonra, yeniden hazırlanmış olan sofranın başına oturulur. Çorbadan sonra araya giren yemek normal sofralarda pek olmayan yumurtalı pastırmadır. Yalnız pastırma da olabilir. Bu pastırmanın pişiriminde bazı özellikler vardır. Soğanlı pişmesi gibi.</p>
<p>Saray sofralarında hemen her ramazan günü var olan pastırma evlerde her gün olur muydu bilemiyorum.</p>
<p>Sonra gelen yemekler etle başlar ve genel olarak güllaçla biter.</p>
<p>Belli saatlerde yenen sahur yemeği ikinci ve orucu karşılama yemeğidir. Sabaha karşı yenir. Bu yemeğin misafiri olmaz. Ev halkı arasında yenir. Gündüz, insanı susatmayacak, ama tok tutacak yemekler yapılır. Sahur sofrasında mutlaka hoşaf olur. Pilav, makarna, börek türleri bu yemeğin tutucu yemekleridir.</p>
<p>Hıdırellez gibi, bayram günleri gibi, ailede ölüm ayı gibi, düğünler, sünnetler gibi sayılı özel günlerde bazılarının özel bir yemeği vardır, o da pişirilir. Ama her zamanki yemek listelerinden seçmeler yapılır. Özel gün yemekleri ve tatlıları içinde dikkati çeken en önemli yemek helvadır.</p>
<p>Doğum, ölüm, gurbetten gelme, gurbete gitme, sünnet, hastalıktan kurtulma gibi pek çok olayda&#8230; ya bir kazanç ve hoşluk sonnuda ya da bir kayıp ve keder nedeniyle Osmanlı evlerinde mutlaka helva pişer ve eşe dosta ya helva dağıtılır ya da helvaya davet edilirdi.</p>
<p>Neden helva? Bunu bilemiyorum. Ama bu törenlerin baş oyuncusu bakıyorum her zaman HELVA.</p>
<p><strong>Osmanlı İmparatorluğuna ilk İngiliz büyük elçisi olarak gelen Sir Edward Burton&#8217;un İstanbul&#8217;da şerefine verilen ilk ziyafetin raporunda Kraliçeye yazdıkları için şunlar da var: </strong></p>
<p><strong>-Yaklaşık yüz türlü yemek saymış.<br />
-Gül şerbetinin nefis lezzetini unutamıyormuş.<br />
-Yemek bitince ellerini buhur suyu denilen, içinde öd ağacı, misk, sandalağacı ve çiçek suyu bulunan çok güzel kokulu bir suyla yıkamışlar.</p>
<p>Bir de: Her padişah, her ramazanda her on yeniçeriye bir büyük tepsi olmak üzere baklava yaptırıyor. Her tepsiyi iki yeniçeri saraydan alarak yeniçeri ocağına getiriyor. Ertesi gün bu gümüş tepsiler ve üstüne örtülen futalar saraya gönderiliyor.</p>
<p>Yeniçeriler, yönetimden memnunsalar tepsilerdeki baklavaları kabul ediyorlar ve bitiriyorlar. Ama memnun değilseler, baklavalar olduğu gibi geri gönderiliyor. İşte böyle efendim.</strong></p>
<p><a href="http://www.turkforum.net/showthread.php?t=93070">http://www.turkforum.net/showthread.php?t=93070</a></p>
<p><!-- / message --></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/turkyemekleri.wordpress.com/20/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/turkyemekleri.wordpress.com/20/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/turkyemekleri.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/turkyemekleri.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/turkyemekleri.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/turkyemekleri.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/turkyemekleri.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/turkyemekleri.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/turkyemekleri.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/turkyemekleri.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/turkyemekleri.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/turkyemekleri.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/turkyemekleri.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/turkyemekleri.wordpress.com/20/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/turkyemekleri.wordpress.com/20/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/turkyemekleri.wordpress.com/20/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=20&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/osmanli-mutfagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58ac57c2bba17f07f1d71cb80f4ebc20?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">turkyemekleri</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>YEMEK SİTESİ</title>
		<link>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/yemek-sitesi/</link>
		<comments>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/yemek-sitesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2007 09:33:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>turkyemekleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gurme]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/yemek-sitesi/</guid>
		<description><![CDATA[Gezinet http://www.gezinet.net/yiyecekicecek/Restoranlar/gurme/gurmeanasayfa.asp Hacı Abdullah http://www.haciabdullah.com.tr/Rehber/osmanli/index.htm<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=18&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gezinet</strong></p>
<p><a href="http://www.gezinet.net/yiyecekicecek/Restoranlar/gurme/gurmeanasayfa.asp">http://www.gezinet.net/yiyecekicecek/Restoranlar/gurme/gurmeanasayfa.asp</a></p>
<p><strong>Hacı Abdullah</strong></p>
<p><a href="http://www.haciabdullah.com.tr/Rehber/osmanli/index.htm">http://www.haciabdullah.com.tr/Rehber/osmanli/index.htm</a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/turkyemekleri.wordpress.com/18/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/turkyemekleri.wordpress.com/18/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/turkyemekleri.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/turkyemekleri.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/turkyemekleri.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/turkyemekleri.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/turkyemekleri.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/turkyemekleri.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/turkyemekleri.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/turkyemekleri.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/turkyemekleri.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/turkyemekleri.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/turkyemekleri.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/turkyemekleri.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/turkyemekleri.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/turkyemekleri.wordpress.com/18/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=18&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/yemek-sitesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58ac57c2bba17f07f1d71cb80f4ebc20?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">turkyemekleri</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>BAYBURT YEMEKLERİ</title>
		<link>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/bayburt-yemekleri/</link>
		<comments>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/bayburt-yemekleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2007 06:50:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>turkyemekleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bayburt]]></category>
		<category><![CDATA[Eşki lahana]]></category>
		<category><![CDATA[Galacoş]]></category>
		<category><![CDATA[Kesme çorbası]]></category>
		<category><![CDATA[Lor dolması]]></category>
		<category><![CDATA[Süt böreği]]></category>
		<category><![CDATA[Tatlı çorba]]></category>
		<category><![CDATA[Tel helvası]]></category>
		<category><![CDATA[Yalancı dolma]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/bayburt-yemekleri/</guid>
		<description><![CDATA[ Yemekler kültürümüzün bir parçası olarak asırlardan beri devam eden geleneksel bir yapının günümüzdeki uygulamasıdır . Bayburt yöresel yemeklerinde görülen genel özellik , un ve una bağlı yemeklerle , etli yemeklerin sebze ve zeytinyağlı yemeklerden çeşit olarak daha fazla oluşur . Bu da yörenin coğrafi şartlarının kültürel yapı üzerindeki etkisini göstermesi bakımından önemlidir . Yöremiz kültür [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=15&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="border:windowtext 0.5pt solid;padding:1pt 4pt;"> Yemekler kültürümüzün bir parçası olarak asırlardan beri devam eden geleneksel bir yapının günümüzdeki uygulamasıdır . Bayburt yöresel yemeklerinde görülen genel özellik , un ve una bağlı yemeklerle , etli yemeklerin sebze ve zeytinyağlı yemeklerden çeşit olarak daha fazla oluşur . Bu da yörenin coğrafi şartlarının kültürel yapı üzerindeki etkisini göstermesi bakımından önemlidir . Yöremiz kültür değerlerinin bir öğesini oluşturan yemeklerimizden örnekler ve yapılış şekilleri aşağıya çıkarılmıştır .</p>
<p class="MsoBodyTextIndent"><strong>EŞKİ LAHANA </strong></p>
<table border="0" align="left" cellPadding="0" cellSpacing="0" style="border-collapse:collapse;">
<tr>
<td width="287" vAlign="top" style="width:215.6pt;padding:0 3.5pt;">
<p style="text-indent:0;text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong>Kullanılan Malzemeler:</strong></p>
</td>
</tr>
</table>
<p align="left" style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent">&nbsp;</p>
<p align="left" style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent">250 gr. parça et veya kavurma , 1 kg. ekşi lahana (salamura) 1 su bardağı bulgur , 2 yemek kaşığı börek yağı , 1 adet kuru soğan (orta) , 1 çay kaşığı kırmızı biber , 2 yemek kaşığı salça (domates) , 1 tutam tuz</p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong> </strong><strong>Hazırlanışı :</strong> Su ile et yaklaşık 20 dk. haşlanır . Önce üzerine bulgur ilave edilerek bir taşım kaynaması sağlanır , sonra küçük küçük doğranmış ekşi lahana ilave edilir . Bir başka kapta soğanlar pembeleşinceye kadar yağ , kırmızı biber , salça karıştırılarak pişirilir . Bu karışım ekşi lahananın içine konulur , kavurma ile pişiriliyorsa bu aşamada ilave edilir ve yaklaşık 45 dakika pişirilir . Bir müddet dinlendirildikten sonra servis yapılır.</p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong> GALACOŞ</strong></p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong>Kullanılan malzemeler:</strong></p>
<table border="0" align="left" cellPadding="0" cellSpacing="0" style="border-collapse:collapse;">
<tr>
<td width="347" style="width:260.6pt;padding:0 3.5pt;"><strong></strong></td>
</tr>
</table>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent">250 gr yeşil mercimek , 200 gr. tereyağı , ½ kg. kıyma , 1 adet soğan (irice) , 2 kaşık salça , 250 gr. gurut (kurutulmuş ayran süzmesi) veya yoğurt süzmesi</p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong> </strong><strong>Hazırlanışı :</strong> Mercimek , et , soğan , salça ve yağ ile birlikte mercimek suyu çekinceye kadar pişirilir . Diğer taraftan gurut veya yoğurt süzmesi sulu bir kıvama gelinceye kadar sıcak suyla ezilerek kaynama noktasına kadar ısıtılır . Kaynamamasına özen gösterilir , kaynama olursa çökelek haline gelir ve kullanılmaz , hazırlanan bu eriyik önceden tabağa doğranan bayat ekmekler üzerine dökülür . Üzerine de bol yağlı mercimek ilave edilerek servise sunulur .</p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"> <strong>KESME ÇORBASI</strong></p>
<table border="0" align="left" cellPadding="0" cellSpacing="0" style="border-collapse:collapse;">
<tr>
<td width="335" style="width:251.6pt;padding:0 3.5pt;"><strong></strong></td>
</tr>
</table>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong>Kullanılan malzemeler :</strong> 200 gr. yeşil mercimek , 1 adet yumurta , 2 yemek kaşığı salça , 1 adet soğan (orta) , 100 gr. yağ , 1 su bardağı un , yeterince su , tuz , dargın (istenirse)</p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong>Hazırlanışı : </strong>Un içerisine su , tuz , yumurta konularak bir hamur yorulur , biraz bekledikten sonra hamur açılır , makarna gibi ince ince kesilir . Diğer taraftan mercimek iyice pişirilip doğranan soğan yağla pembeleştirilir . Dargın , salça , su katılır üzerine mercimek ilave edilir kaynatılır , üzerine kesilen çorbalık hamurlar karıştırılır . Birkaç taşım kaynatıldıktan sonra servis yapılır .</p>
<p><strong>LOR DOLMASI </strong></p>
<table border="0" align="left" cellPadding="0" cellSpacing="0" style="border-collapse:collapse;">
<tr>
<td width="388" vAlign="top" style="width:291.25pt;padding:0 3.5pt;"><strong></strong></td>
</tr>
</table>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong>Kullanılan malzemeler : </strong>1 kg. taze lor (çökelek) , 1 su bardağı bulgur , 2 adet yumurta , 1 su bardağı süt kaymağı , 4 kaşık tereyağı , dargın , 1 kg pancar yaprağı veya evelik , 1 deste taze soğan (kuru soğanda olabilir) , tuz</p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong> </strong><strong>Hazırlanışı :</strong> Yapraklar yumuşaması için kaynar suda bir taşım haşlanır . Taze lor içerisine yumurta , süt kaynağı , haşlanmış bulgur , ince doğranmış taze soğan , sıkılarak yaprağa sarılır . Yağlanmış tepsiye düzgün bir şekilde dizilir üzerine yarım su bardağı su veya süt ilave edilerek orta sıcaklıktaki fırında pişirilir . Servis yaparken üzerine eritilmiş tereyağı dökülür .</p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong> <span style="color:windowtext;"> SÜT BÖREĞİ</span></strong></p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong>Kullanılan malzemeler : </strong>1 su bardağı süt veya yoğurt , 1 su bardağı su , 1 su bardağı tereyağı , 3 adet yumurta , 250 gram kavrulmuş fındık , 3 su bardağı süt</p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"> ( Şerbet için : 2 su bardağı toz şeker , 1 çay kaşığı karbonat , yeterince un )</p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong> </strong><strong>Hazırlanışı : </strong>Yumurta , bir su bardağı süt veya yoğurt , su , karbonat ve tereyağı karıştırılır . Üzerine un ilave edilerek baklava hamuru gibi bir hamur yapılır . 14 – 15 parçaya ayrılıp 15 dakika kadar dinlendirilir , ince olarak açılan yufkalar yağlanmış tepsiye teker teker dizilir . Her üç dört yufka arasına dövülmüş fındık serpilir. Bu şekilde bütün hamur bitinceye kadar yufkalar açılıp tepsiye serilir . Yufkanın açılması tamamlandıktan sonra istenilen şekilde kesilerek üzerine biraz tereyağı dökülür ve orta sıcaklıkta bir fırında hamur pembeleşinceye kadar pişirilir . Kızarmış börek fırından çıktıktan sonra , pişirilmiş süt üzerine ilave edilerek tadı ayarlandıktan sonra elde edilen süt şerbeti ılık olarak üzerine dökülür .</p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:13pt;"> </span></strong><strong><span style="font-size:13pt;">Sunum : </span></strong><span style="font-size:13pt;">Süt şerbeti döküldükten sonra bekletilmeden ılık olarak servis yapılır .</span></p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoNormal"><span style="font-size:13pt;">TATLI ÇORBA</span></p>
<table border="0" align="left" cellPadding="0" cellSpacing="0" style="border-collapse:collapse;">
<tr>
<td width="279" style="width:209.5pt;padding:0 3.5pt;"><strong></strong></td>
</tr>
</table>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong>Kullanılan malzemeler : </strong><span> </span>kg. kurutulmuş kuşburnu veya ½ kg. kuşburnu marmeladı , 100 gr. kuru üzüm , 1,5 kg. toz şeker , ½ kg. yarma (gendime) , 100 gr. incir (istenirse) , 100 gr. kuru fasulye , 100 gr. kayısı , 100 gr. erik (istenirse) , 250 gr. fındık , 1 su bardağı un ve tuz .</p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong> </strong><strong>Hazırlanışı : </strong>Kuşburnu iyice pişirilerek ezilir önce süzgeçten sonra elekten geçirilerek süzülür . Başka bir kapta iyice pişirilen yarma ve önceden pişirilen fasulye süzülen suya katılır , un su ile karıştırılarak bulamaç halinde üzerine ilave edilir bir taşım kaynatılır . Başka kapta diğer malzemeler (kayısı , üzüm , erik , incir) pişirilerek şekerle birlikte karışıma ilave edilir ve bir taşım kaynadıktan sonra , soğumaya bırakılır . İyice soğutulan tatlı çorba üzerine fındık serpilerek servis yapılır .</p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong>TEL HELVASI</strong></p>
<table border="0" align="left" cellPadding="0" cellSpacing="0" style="border-collapse:collapse;">
<tr>
<td width="323" style="width:242.6pt;padding:0 3.5pt;"><strong></strong></td>
</tr>
</table>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong>Kullanılan malzemeler : </strong>250 gram tereyağı, 3 su bardağı un , 1 kg. toz şeker , 1 adet limon</p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong> </strong><strong>Hazırlanışı : </strong>1 kg. şekere , 2 su bardağı su konulup kaynatılır . Üzerine bir miktar limon sıkılır . Şeker hafif kırmızı renge gelince bir kaşık kadar bu şekerli sudan soğuk su içine dökülür , katı hale (ağda) gelirse helvanın ağdası olmuş demektir . 250 gram yağla kavrulan un büyükçe bir tepsi içinde soğutulur , soğutulan ağda beyaz bir renk alıncaya kadar yoğrulur sonra iki ucu birleştirilerek simit şekline getirilir tepsideki soğutulmuş , kavrulmuş un içersine konulur üzerine kavrulmuş un dökülür ve 3 – 4 kişi tarafından kenarlara doğru çekilerek halka büyütülür . Bu halka ikiye katlanarak tekrar aynı işlem yapılır , katlar incelinceye kadar çekilir , tel tel olan katlar kopartılarak servis yapılır .</p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong>YALANCI DOLMA</strong></p>
<table border="0" align="left" cellPadding="0" cellSpacing="0" style="border-collapse:collapse;">
<tr>
<td width="311" vAlign="top" style="width:233.6pt;padding:0 3.5pt;"><strong></strong></td>
</tr>
</table>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong>Kullanılan malzemeler : </strong>½ kg. lahana yaprağı , 2 su bardağı bulgur , 250 gr. parça et veya kavurma , 2 yemek kaşığı salça ,150 gr. tereyağı , 2 çorba kaşığı un , 1 adet kuru soğan (büyük) , tuz ve kırmızı biber</p>
<p style="text-align:justify;" class="MsoBodyTextIndent"><strong>Hazırlanışı : </strong>Önce bulgur , pilav gibi pişirilir , lahana yaprakları ise sıcak su ile haşlanır , pişirilmiş bulgur içerisine 2 çorba kaşığı un karıştırılır , dolma iç hazırlanarak yapraklara sarılır . Başka bir kapta soğan pembeleşinceye kadar kızartılır üzerine parça etler eklenerek pişirilir , sonra dolmalar eklenir , kavurma ile pişiriliyorsa dolma ile birlikte kavurmalar konulur , 2 bardak su konularak birkaç taşım pişirilir .</p>
<p><span style="font-size:13pt;color:windowtext;"> <a href="http://www.bayburt.gov.tr/">www.bayburt.gov.tr</a></span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/turkyemekleri.wordpress.com/15/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/turkyemekleri.wordpress.com/15/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/turkyemekleri.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/turkyemekleri.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/turkyemekleri.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/turkyemekleri.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/turkyemekleri.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/turkyemekleri.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/turkyemekleri.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/turkyemekleri.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/turkyemekleri.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/turkyemekleri.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/turkyemekleri.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/turkyemekleri.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/turkyemekleri.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/turkyemekleri.wordpress.com/15/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=15&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/bayburt-yemekleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58ac57c2bba17f07f1d71cb80f4ebc20?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">turkyemekleri</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Amasya Yemekleri</title>
		<link>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/amasya-yemekleri/</link>
		<comments>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/amasya-yemekleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2007 06:32:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>turkyemekleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yemek Adları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/amasya-yemekleri/</guid>
		<description><![CDATA[Yöresel Yemekler Amasya, tarihsel yaşamı nedeniyle köklü bir kültür birikimine, ekolojik yapısı itibari ile zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. Bu zenginlikler mutfak kültürüne de yansımıştır. Her yörenin kendine özgü yemekleri vardır. Bazı yemekler ise diğer yörelerde de bilinmesine rağmen yöremizde değişiklik arz eder. İlimiz yöresel yemeklerinin başlıcaları: Çorbalar Çatal Çorba, Sakala Çarpan, Toyga Çorbası, Cilbir, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=14&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="Baslik2">Yöresel Yemekler</p>
<p class="Par">Amasya, tarihsel yaşamı nedeniyle köklü bir kültür birikimine, ekolojik yapısı itibari ile zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. Bu zenginlikler mutfak kültürüne de yansımıştır.</p>
<p class="Par">Her yörenin kendine özgü yemekleri vardır. Bazı yemekler ise diğer yörelerde de bilinmesine rağmen yöremizde değişiklik arz eder. İlimiz yöresel yemeklerinin başlıcaları:</p>
<p class="Baslik1">Çorbalar</p>
<p class="Par">Çatal Çorba, Sakala Çarpan, Toyga Çorbası, Cilbir, Helle Çorbası, Kesme İbik Çorbası, Yarma Çorbası.</p>
<p class="Baslik1">Etli Yemekler</p>
<p class="Par">Bakla Dolması, Etli Bamya, Keşkek, Ciğer Sarması, Göbek Dolması, Madımak, Mıhlama, Mumbar-İşkembe, Pastırmalı Pancar, Patlıcan Pehli, Pastırma Gağallemesi, Pirpirim, Sirkeli Ciğer ve Sulu Köfte.</p>
<p class="Baslik1">Tatlılar</p>
<p class="Par">Dene Hasudası, Kuymak, Yuka tatlısı, Ayva Gallesi, Elma Tatlısı, Fırın Sütlüç, Gelin Parmağı, Gömlek Kadayıfı, Kalbur Tatlısı, Höşmerim, Peluza (Hasuda), Şeker Böreği, Unutma Beni, Vişneli Ekmek ve Zerdali Gallasi.</p>
<p class="Baslik1">Hamur İşleri</p>
<p class="Par">Amasya Çöreği, Yağlı-Katmer, Kabak Kabuklu Pilav, Bişi, Cırıkta-Cızlak_Akıtma, Döndürme, Ekmek Aşı (Papara), Eli Böğründe, Haşaşlı Çörek, Haşaşlı-Cevizli Puaça, Hengel (Kıymasız Mantı, Kaypak, Mayalı, Patlıcanlı Pilav, Sini Su Böreği, Tepsi Böreği, Yakasal Böreği ve Yanuç.</p>
<p class="Par">www.amsya.gov.tr</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/turkyemekleri.wordpress.com/14/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/turkyemekleri.wordpress.com/14/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/turkyemekleri.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/turkyemekleri.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/turkyemekleri.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/turkyemekleri.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/turkyemekleri.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/turkyemekleri.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/turkyemekleri.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/turkyemekleri.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/turkyemekleri.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/turkyemekleri.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/turkyemekleri.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/turkyemekleri.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/turkyemekleri.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/turkyemekleri.wordpress.com/14/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=14&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/16/amasya-yemekleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58ac57c2bba17f07f1d71cb80f4ebc20?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">turkyemekleri</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>BOLU MUTFAĞI</title>
		<link>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/15/bolu-mutfagi/</link>
		<comments>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/15/bolu-mutfagi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2007 14:42:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>turkyemekleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Abant Kebabı]]></category>
		<category><![CDATA[Bolu]]></category>
		<category><![CDATA[Bolu Beyi tatlısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bolu gözlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bolu köftesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bolu patates çorbası]]></category>
		<category><![CDATA[Bolu salatası]]></category>
		<category><![CDATA[Cevizli erişte]]></category>
		<category><![CDATA[Coş hoşavı]]></category>
		<category><![CDATA[Höşmerim]]></category>
		<category><![CDATA[Kartalkaya kebabı]]></category>
		<category><![CDATA[Mengen pilavı]]></category>
		<category><![CDATA[Mutfak Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Paşa pilavı]]></category>
		<category><![CDATA[Saray helvası]]></category>
		<category><![CDATA[Yayla çorbası]]></category>
		<category><![CDATA[Yedigöller kebabı]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Adları]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yoğurtlu bakla çorbası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/15/bolu-mutfagi/</guid>
		<description><![CDATA[Bolu yöresinin tarihi ve turistik özelliklerinin yanı sıra yemekleri de oldukça zengindir. Özellikle Mengenli aşçılar dünyaca tanınmışlardır. Mengen&#8217;den yetişen aşçıların tarihi padişah mutfaklarına kadar dayanmaktadır. Atatürk&#8217;ün aşçısı da Mengenliydi. Günümüzde turistik tesislerin bir çoğunda Mengenli aşçılara rastlamak mümkündür. Aşçılık sanatı Mengen İlçesinin ata mesleğidir. Bu nedenle Mengen&#8217;de 1985 yılında Anadolu Aşcılık Meslek Lisesi açılmış ve [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=13&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" width="100%" cellPadding="0" style="border-collapse:collapse;">
<tr>
<td colSpan="2" align="center">
<h4 align="left"></h4>
</td>
</tr>
<tr>
<td colSpan="2">
<p align="justify"><font size="2" face="Tahoma"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Bolu yöresinin tarihi ve turistik özelliklerinin yanı sıra yemekleri de oldukça zengindir. Özellikle Mengenli aşçılar dünyaca tanınmışlardır. Mengen&#8217;den yetişen aşçıların tarihi padişah mutfaklarına kadar dayanmaktadır. Atatürk&#8217;ün aşçısı da Mengenliydi. Günümüzde turistik tesislerin bir çoğunda Mengenli aşçılara rastlamak mümkündür. Aşçılık sanatı Mengen İlçesinin ata mesleğidir. Bu nedenle Mengen&#8217;de 1985 yılında Anadolu Aşcılık Meslek Lisesi açılmış ve bu sanatın bilimsel olarak geliştirilmesi amaçlanmıştır.</span></font></p>
<p align="justify"><font size="2" face="Tahoma"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Her yıl Eylül ayının ilk haftasında da Mengen&#8217;de Türkiye&#8217;nin tek &#8220;Aşçılık Festivali&#8221; düzenlenmekte ve yarışma, sergi, konser, panel, şov, spor karşılaşmaları gibi etkinlikler gerçekleştirilmektedir. Özellikle her yıl değişik türde bir şov yemeği hazırlanmakta ve çok ilgi çekmektedir.</span></font></p>
<p align="justify"><font size="2" face="Tahoma"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Yöremizde genellikle mutfak, yemek yapmak ve oturmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu nedenle evler yapılırken, mutfağın geniş olmasına özen gösterilmektedir. Köylerde hemen hemen her evin bahçesinde tuğla ve topraktan yapılmış fırın bulunmaktadır.</span></font></p>
<p align="justify"><font size="2" face="Tahoma"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><strong>BAŞLICA YÖRE YEMEKLERİMİZ </strong></span></font></p>
<p align="justify"><font size="2" face="Tahoma"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Ovmaç Çorbası, Kızılcık Tarhana Çorbası, Tarhana Çorbası, Nohutlu Çorba, Yayla Çorbası, Yoğurtlu Bakla Çorbası, İmaret Çorbası, Çiğ Börek, Kabaklı Gözleme, Acı Su Bazlamacı, Çantıklı Pide, Etli Mantı, Ekmek Aşı, Patatesli Köy Ekmeği, Kedi Batmaz, Mantar Sote, Orman Kebabı, Kaldırık Dolması, Kaşık Sapı, Mengen Pilavı, Höşmerim, Mengen Kuzu Güveç, Katık, Kaşık Atmaç, Bakla Çullaması, Paşa Pilavı, Kabak Hoşafı, Kara Kabak Tatlısı, Palize, Coş Hoşafı, Karavul Şerbeti, Kızılcık Şurubu, Saray Helvası.</span></font></p>
<p align="justify"><font size="2" face="Tahoma"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><strong>Bolu Mutfağına Özgü Yemeklerden Bazıları :</strong></span></font></p>
<p align="justify"><font size="2" face="Tahoma"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><strong>Yayla Çorbası :</strong> Bir tencerede tuzlu su kaynatılır. Ayıklanmış pirinç suyun içine atılır. Başka bir tencerede pişirilen nohut ta ilave edilir. Bir kapta 1 bardak un, 2 kaşık süzme yoğurt ve 1 yumurta karıştırılıp çorbaya yedirilir. Ara sıra karıştırılarak pişirilen çorbanın üzerine kızartılmış tereyağı dökülerek servis yapılır.</span></font></p>
<p align="justify"><font size="2" face="Tahoma"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><strong>Yoğurtlu Bakla Çorbası :</strong> Bir tencerede kaynayan suyun içine küçük bir soğan rendelenir. Baklalar kırılıp yıkandıktan sonra tencereye atılır ve pişirilir. İçine un, yoğurt, 1 yumurta ve tuz karıştırılır. İyice piştikten sonra üzerine yağ kızdırılıp dökülür ve servis yapılır.</span></font></p>
<p align="justify"><font size="2" face="Tahoma"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><strong>Kabaklı Gözleme :</strong> Kat kat açılan iki yufkanın arasına rendelenmiş kabak ve şeker kavrularak sürülür. Yufkaların kenarları bastırılarak birbirine yapışması sağlanır ve sac üzerinde pişirilir. Üst üste konulan gözlemeler yağlanıp kalbura bastırılarak şekil verilir. Kesilerek kaymakla birlikte servis yapılır.</span></font></p>
<p align="justify"><font size="2" face="Tahoma"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><strong>Paşa Pilavı :</strong> Haşlanmış patateslerin kabukları soyulur ve doğranır. İçine 1-2 adet haşlanmış yumurta ve soğan doğranır. Maydanoz, karabiber, kırmızı pul biber, yağ ve limon ilavesiyle karıştırılır ve servis yapılır.</span></font></p>
<p align="justify"><font size="2" face="Tahoma"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><strong>Coş Hoşafı :</strong> Şeker pancarları temizlenir ve kabukları ile iyice suda pişirilir. 3-4 saat kaynadıktan sonra kabukları soyulur ve ince ince doğranır. Ekşi olması için içine pestil veya erik kurusu ve su ilave edilir. Soğuduktan sonra makarna veya pilavın yanında servis yapılır.</span></font></p>
<p align="justify"><font size="2" face="Tahoma"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><strong>Höşmerim :</strong> Kaymak ve süt bir tencerede kaynatılır. Yavaş yavaş un ilave edilip, karıştırılarak pişirilir. Elde edilen hamur tavaya alınarak tere yağda kızartılır. Üzerine şeker serpiştirilerek servis yapılır.</span></font></p>
<p align="justify"><font size="2" face="Tahoma"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><strong>Saray Helvası :</strong> Un yağda kavrularak miyane haline getirilir. Şeker suda ağda kıvamına gelinceye kadar kaynatılır. Daha sonra elde çekiştirilerek liflenmesi sağlanır. Biraz dinlendikten sonra tepsiye tepilir. Unun ve şekerin birbirine iyice karıştırılıp yedirilmesi gerekmektedir. Tepsiye tepilen tatlı baklava şeklinde kesilerek servis yapılır.</span></font></p>
<p align="justify"><font size="2" face="Tahoma"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><strong>Kaynak:</strong> Bolu İl Yıllığı</span></font></p>
<p align="justify"><font size="2" face="Tahoma"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"><a href="http://www.bolu.gov.tr/default.asp?s=2_6">http://www.bolu.gov.tr/default.asp?s=2_6</a></span></font></p>
</td>
</tr>
</table>
<p><strong>Bolu Gözlemesi (10 porsiyon)</strong></p>
<p><strong>Malzeme :</strong></p>
<p>- 8,33 su bardağı un<br />
- 5 çay kaşığı tuz<br />
- 5,5 – 6 çay bardağı su (Akkaya maden suyu)<strong>Kabaklı iç :</strong></p>
<p>- 1,5 kg. bal kabağı<br />
- 2 çorba kaşığı tere yağı<br />
- 1,3 çay bardağı şeker (60 ile 120 gr. arası)<br />
- 0,5 bağ maydanoz<br />
- 1 adet yumurta<br />
- 1 su bardağı su (içi gevşetmek için)<strong>Etli iç : </strong></p>
<p>- 500 gr. kuzu kıyması (% 10 yağlı)<br />
- 2 çorba kaşığı sıvı yağ (soğanı kavurmak için)<br />
- (3-5) adet soğan<strong>Tamamlama :</strong></p>
<p>- Tuz, biber, pul biber, kekik&#8230;.<br />
- 1 kase un (yufka açmak için)<br />
- 1 çorba kaşığı tere yağı (gözleme yağlama)<strong>Yapılışı : </strong></p>
<p><strong>Basit hamur hazırlama :</strong></p>
<p>Bir kap içinde, una 5 çay kaşığı tuz eklenir ve üzerine 575 gr. (5,75 çay bardağı) Akkaya maden suyu (Bolu’da çıkan doğal maden suyu) birden dökülüp karıştırılarak yoğrulur. Hamurun ağırlığı 1575 gr.gelir. 1-2 dk. özleştirildikten sonra 150 gramlık 10 parçaya ayrılır. Nemli bir bez içinde 15 dk dinlendirilir.<strong>Kabaklı iç hazırlama :</strong></p>
<p>Kabağın çekirdekli kısımları temizlenip kabukları soyulur. Küçük parçalara kesilir. Tencereye 40 gr. tere yağı konur ve üzerine doğranmış kabaklar ilave edilir. Kabakların üzerine şeker serpilip 20 – 30 dk. suyunu bırakana kadar, kapağı örtülü şekilde, bekletilir. Kısık ateşte, kabaklar yumuşayana kadar 30 dk. civarı pişirilir. Pişmiş kabak, bir mikser yardımıyla ezilerek sıvanabilir kıvamda olması sağlanır. İçin içine tuz ve bol biber eklenerek tatlı acı, hoş bir lezzet verilir. Kabaklı içi bir gün önceden de hazırlanabilir. Kabaklı için ağırlığı 2 kg. gelir.<strong>Etli iç hazırlama : </strong></p>
<p>Soğan soyulup çok ince (mümkünse mikserde) kıyılır. 15 gr. (2 çorba kaşığı) sıvı yağla 3-4 dakika, öldürülene kadar, kavrulup iyici soğutulur. Öldürülmüş soğuk soğanın içine iki defa çekilmiş kıyma, yumurta, temizlenip çok ince kıyılmış maydanoz, tuz biber ve 200 gr. (1 su bardağı) soğuk su eklenip yoğrulur. Etli iç sıvanabilir yumuşaklıkta olmalıdır. Etli için ağırlığı 900 gr. gelir.<strong>Gözleme hazırlama : </strong></p>
<p>150 gramlık hamur bezesi, un serpilerek, bir oklava yardımıyla 35-40 cm. çapında bir yufka açılır. Yufkanın tam yarısına, bir uzun çelik spatula yardımıyla, 100 gr. iç sıvanır. Yufkanın içli kenarı, yapışması için, hafif ıslatılıp yufkanın diğer yarısı, için üzerine gelecek şekilde kapatılarak (yarım daire şekli) yapıştırılır. Elin içiyle gözlemenin üzerine birazcık bastırılarak iyici yapışıp, ince olması sağlanır. Kızgın saç, plaka, tepsi veya geniş bir tava üzerinde iki tarafı da kızartılarak pişirilir. İsteğe bağlı olarak, gözlemenin üzerine biraz tere yağı sürülür.<strong>Gerekli açıklamalar : </strong></p>
<p>1 kg. temizlenmiş (yenebilir) net kabağa 50 ile 100 gr. şeker katılır. Kıyma az yağlı ve kuzu etinden olmalı. 1 kg. kıymaya 500 gr. soğan katılmalıdır. Soğan pişmiş, kıyma çiğ olmalıdır. Etli için soğanı önceden (1 gün önceden de olur) hazırlanmış olabilir ancak, kıyması gözleme pişirileceği zaman katılmalı. Etli iç buzdolabında bekletilmeli ve yapıldığı gün tüketilmelidir. Bir gün önceden kalan etli iç asla kullanılmamalıdır. Akkaya maden suyunun yerine Akmina maden suyu da olur.<strong>Cemal TÜRKAN</strong></p>
<p><strong>Yedigöller Kebabı (1 porsiyon)</strong></p>
<p><strong>Malzeme : </strong></p>
<p>- 100 gr. kuzu but eti 1 adet domates<br />
- 100 gr. piliç fleto 2 adet yeşil biber<br />
- 60 gr. köy ekmeği 50 gr. süzme yoğurt<br />
- 50 gr. tere yağı 2 gr. toz kırmızı biber<br />
- 1 gr. toz karabiber 25 gr. et suyu<br />
- 1 gr. tuz 1 demet dere otu</p>
<p><strong>Yapılışı : </strong></p>
<p>Kuzu eti ve piliç eti üçer parça halinde ince dövülür. Tuzlanıp biberlendikten sonra ızgarada pişirilir. Bolu köy ekmeği küp şeklinde doğranır. Tere yağı ile kızartılır. Üzerine et suyu ilave edilir. Servis tabağına konulur. Ekmeklerin üzerine süzme yoğurt ilave edilir. Izgarada pişen etler ikiye bölünür. Servis tabağındaki malzemelerin üzerine dizilir. Garnitür olarak ızgarada hazırlanan domates ve biber servis tabağına konulur. Üzerine tere yağı, biber sos ve dere otu ile servis yapılır.</p>
<p><strong>Fikret ARSLAN</strong></p>
<p><strong>Kartalkaya Kebabı (10 porsiyon)</strong></p>
<p><strong>Malzeme : </strong></p>
<p>- 1800 gr. kuzu kuşbaşı 500 gr. arpacık soğan<br />
- 1 kg. mülföy hamuru 200 gr. tere yağı<br />
- 4 adet büyük boy havuç 100 gr. çiçek yağı<br />
- 4 adet dolmalık taze kabak Tuz, beyaz toz biber, keki</p>
<p><strong>Yapılışı : </strong></p>
<p>Kuzu kuşbaşıları bir tavada ısıttığımız çiçek yağında filambe yapacağız ve uygun bir tencereye alacağız, 100 gr. tere yağı ilave edip az su ilave ederek ortalama bir saat kısık ateşle pişirmeye bırakacağız. Havuç ve kabakları parizyen kaşığıyla çıkartıp arpacık soğanlarıda soyarak kalan 100 gr. tere yağını da ilave ederek uygun bir tencerede kısık ateşle kavurarak pişireceğiz. Mülföy hamurlarını 100 gr.lık parçalara bölerek incelterek piştiğinde tabak şeklini alacak şekilde hazırlayarak üzerlerine yumurta sarısı sürüp 180 fırında 20 dk. pişireceğiz, pişen hamurlarımızın içine önce pişen etleri üzerine de sebzeleri koyarak biraz et suyuyla beraber sıcak servis yapacağız.</p>
<p><strong>Mücahit ÖZCAN</strong></p>
<p><strong>Abant Kebabı (4 porsiyon)</strong></p>
<p><strong>Malzeme : </strong></p>
<p>- 600 gr. kuzu but eti 4 adet patlıcan<br />
- 40 gr. tere yağı 1 adet kuru soğan<br />
- 4 gr. toz karabiber 50 gr. mantar<br />
- 4 gr. tuz Yarım bağ maydanoz<br />
- 2 adet domates 25 gr. domates salçası<br />
- 4 adet yeşil biber 40 gr. kaşar peyniri<br />
- 200 gr. süzme yoğurt 1 adet salatalık<br />
- Yarım bağ dere otu</p>
<p><strong>Yapılışı : </strong></p>
<p>Kuşbaşı doğranmış Kuzu eti tavada tere yağı ile sote edilir. Doğranmış soğan, sivri biber, mantar, domates ilave edilir. Salça, tuz, kekik, kara biber ve su konup pişirilir. Patlıcanlar ızgarada pişirilip soyulur. Ortaları karnı yarık gibi açılır. Hazırlanan sote içine doldurulur. Üzerine rende kaşar peyniri konur. Fırında 175 o 6 veya 7 dakika piştikten sonra servis tabağına konur. Tabağın kenarına cacık sos ile servis yapılır.</p>
<p><strong>Fikret ARSLAN</strong></p>
<p><strong>Cevizli Keşli Erişte (Makarna) (7 porsiyon)</strong></p>
<p><strong>Malzeme : </strong></p>
<p>- 1 kg. erişte makarna<br />
- 200 gr. keş<br />
- 250 gr. tere yağı<br />
- 100 gr. ceviz<br />
- 300 gr. süzme yoğurt</p>
<p><strong>Yapılışı : </strong></p>
<p>3 lt. kaynamış suya yöresel erişte makarna pişmesi için ilave edilir ve 3 dk. haşlanması için bekletilir. Haşlama işlemi bitmiş erişte makarna süzülür. Tavaya tereyağı konulur ve eritilir, içine keş ilave edilip keş pembeleşinceye kadar kavrulur. Daha sonra içine haşlanmış erişte makarna ilave edilir ve tavada sote edilir. Hazır hale gelen erişte makarna porsiyon olarak tabağa alınır üzerine ceviz dökülür, yanına süzme yoğurt da konulup servis edilir.</p>
<p><strong>Faruk GÖREN</strong></p>
<p><strong>Mengen Pilavı (6 porsiyon)</strong></p>
<p><strong>Malzeme : </strong></p>
<p>- ½ kg. pirinç 250 gr. kuşbaşı kuzu eti<br />
- 1 su bardağı tere yağı 1 su bardağı İçi Kızıl Mantarı<br />
- 2 baş soğan 3 adet domates<br />
- 8 bardak et suyu 1 kaşık şeker<br />
- 1 tatlı kaşığı kekik 1 demet dereotu<br />
- 1 su bardağı ceviz içi Tuz, karabiber</p>
<p><strong>Yapılışı : </strong></p>
<p>Pirinci bir tencerede ıslayın. Kuzu etlerini, soğanı ve mantarları doğrayın. Domateslerin kabuklarını soyup doğrayın. Bir tencerede tereyağını kızdırın, doğranmış soğanları ve eti ekleyin, karıştırın. Birkaç dakika karıştırdıktan sonra et suyunu boşaltın. Üzerinde oluşan köpüğünü alın, yarım saat kaynatın. Başka bir tencerede tereyağını kızdırın ve pirinçleri ilave edin. Biraz kavurduktan sonra ocakta pişen etleri suyu ile beraber ilave edin. Suyunu ayarlayın. Şekeri, tuzu, biberi, ekleyin. 15 dk. Ağır ateşte pişirin. Pişince kapağını açıp kekiği, doğranmış dereotunu ve cevizi üzerine serpin. Karıştırın servis yapın.</p>
<p><strong>Fatih KILIÇ</strong></p>
<p><strong>Bolu Beyi Tatlısı (10 porsiyon)</strong></p>
<p><strong>Malzeme : </strong></p>
<p><strong>Hamuru için : </strong></p>
<p>- 1,25 su bardağı su<br />
- 0.5 çay kaşığı tuz<br />
- 0.25 paket margarin<br />
- 1.5 su bardağı un<br />
- 4 adet yumurta</p>
<p><strong>Kreması için : </strong></p>
<p>- 5 adet yumurta sarısı<br />
- 0.83 su bardağı şeker<br />
- 1 paket vanilya<br />
- 3 çorba kaşığı un<br />
- 2,5 su bardağı süt</p>
<p><strong>Tamamlama : </strong></p>
<p>- 100 gr. Mudurnu saray helvası<br />
- 1 çorba kaşığı pudra şekeri</p>
<p><strong>Yapılışı : </strong></p>
<p><strong>Hazırlama araç &#8211; gereçleri : </strong></p>
<p>Hamurunu hazırlamak için 3-4 litrelik bir tencere veya kasrol. Hamuru yoğurmak için bir kap, hamuru sıkmak için ucu 1 cm. olan bir duy ve bir tatlı torbası. Hamuru pişirmek için bir fırın tepsisi. Pasta kremasını hazırlamak için küçük bir tencere.</p>
<p><strong>Pişmiş hamur hazırlama : </strong></p>
<p>Çelik tencereye ( mümkünse helvane) su, tuz ve margarin konup kaynamaya alınır. Elenmiş un 30 saniye kaynamış suya ilave edilir ve spatula yardımıyla iyice karıştırarak 2 dk. pişirilir. Hamur tencereden alınıp başka bir kaba konur ve biraz ılıyınca elle birkaç kez daha yoğrularak özleştirilir. Ilık veya soğuk hamurun içine yumurtalar tek tek kırılıp karıştırılarak iyice yedirilir. Hamurun kıvamı tulumba tatlısının hamuru gibi olmalı. Yani ne katı nede çok yumuşak.</p>
<p><strong>Bolu beyinin hamurunu pişirme :</strong></p>
<p>Fırın tepsisi, margarinle hafifçe yağlanır. Tatlı torbasının ucuna, ucu 1 cm. çapında bir duy takılır. Hamuru torbaya doldurulup tepsinin tam ortasından başlayarak, bir saat yayı gibi kıvırarak, hamur bitinceye kadar gevşek şekilde hamur sıkılır. Torbayı sıkarken hamurların yeterince yuvarlak olmasına ve çok sıkışık olmamasına özen gösterilir. Önceden 160 derecede kızdırılmış fırına verilip kızartılarak 60 dk. Civarı pişirilir.İlk 30 dk. Fırının kapağı açılmaması ve ikinci 30 dk. Fırın kapağı ara ara açılarak hamurun kuruyarak pişmesi sağlanır.</p>
<p><strong>Pasta kreması hazırlama : </strong></p>
<p>Çelik bir tencerede süt ısıtılır. Başka bir kaba yumurta sarıları konur ve şeker ile vanilya ilave edilir. Bir çırpma teli yardımıyla 1-2 dk. Karıştırarak yumurta sarıları beyazlaştırılır(blanşi yapılır). İçine un ilave edilip karıştırılır. Kaynar sütün yarısı harca dökülerek telle karıştırılır. Bu harç tekrar tenceredeki öteki sütün içine dökülür. Devamlı karıştırılarak 2-3 dk. Pişirilir(yumuşak bir hamur halini alır). Düz bir kaba boşaltılıp soğutulur. Üzeri kabuk bağlamaması için isteğe bağlı olarak üzeri tereyağıyla mühürlenir.</p>
<p><strong>Tatlıyı tamamlama : </strong></p>
<p>Kurutularak pişmiş hamur yandan ikiye kesilir. Alta gelecek parçanın üzerine pasta kremasının üçte itkisi sürülür. Üzerine 100 gr. Saray helvası döşenir. Hamurun ikinci yarısına kalan pasta kreması sürülüp helvanın üzerine kapatılır. Bir tel süzgeç yardımıyla, tatlının üzerine çok ince bir tabaka pudra şekeri elenerek serpilir. Pasta tepsisine yerleştirilip pasta gibi üçgen şeklinde kesilip servis edilir.</p>
<p><strong>Gerekli açıklamalar :</strong></p>
<p>Bu tatlının yapımında en zor nokta (patuşa) hamurunun hazırlanmasıdır. Tatlının (patuşa) hamurunu gerektiği gibi yapabilmek için belirli bir tecrübeye sahip olmak gerekir. Tatlının hamurunun etkilenebileceği unsurlar şunlardır. Unun kalitesi, malzemelerin ölçüsü, suyun miktarı, yumurtanın sayısı, fırının sıcaklığı ve hazırlama tekniğidir. Bolu beyi tatlısının hamuru yeterli derecede pişirilerek kurutulmazsa, içine kreması konduğu zaman, kısa zamanda pörsüyebilir.</p>
<p><strong>Cemal TÜRKAN</strong></p>
<p><strong>Bolu Salatası (5 porsiyon)</strong></p>
<p><strong>Malzeme : </strong></p>
<p>- 0,5 adet kıvırcık veya marul<br />
- 1 parça kırmızı lahana<br />
- 1 adet havuç<br />
- 0,5 bağ tere veya roka<br />
- 1-2 adet soğan (taze veya kuru)<br />
- 1 adet domates<br />
- 2-3 parça turşu<br />
- 125 gr. Bolu köy peyniri</p>
<p><strong>Tamamlama : </strong></p>
<p>- 1 çay bardağı zeytin yağı<br />
- 2 çay kaşığı fesleğen<br />
- 1 çay kaşığı pul biber<br />
- Limon suyu veya sirke<br />
- 1 fiske kıyılmış maydanoz</p>
<p><strong>Yapılışı : </strong></p>
<p><strong>Sos hazırlama : </strong></p>
<p>100 gr. (1 çay bardağı) zeytin yağına 2 çay kaşığı kuru fesleğen ve 1 çay kaşığı pul biber karıştırılıp, tatlanması için en azından, bir gece bekletilir.</p>
<p><strong>Salata malzemesi hazırlama : </strong></p>
<p>Mevsimde bulunan salata malzemeleri temizlenip yıkanır ve süzülür. Genişçe bir tabağa, sırasıyla, irice doğranmış kıvırcık veya marul, çok ince kıyılmış kırmızı lahana, rendelenmiş havuç, tere veya roka, ince doğranmış taze soğan, 5-6 dilim domates, 5-6 ince turşu dilimi ve en üzerine de uzun doğranmış Bolu köy peyniri yerleştirilir. Salatanın üzerine 2-3 çorba kaşığı sos ve 1-2 kaşık limon suyu veya sirke gezdirilerek dökülür.</p>
<p><strong>Gerekli açıklamalar : </strong></p>
<p>Salatanın taze servis edilebilmesi için sipariş alındıktan sonra hazırlanması önemle tavsiye edilir. Salata taze olarak servis edilirse adı Bolu salatası olarak kullanılmalıdır. Aksi halde, önceden hazırlanarak pörsümüş bir salatayı Bolu salatası olarak servis etmemek daha doğru olur.</p>
<p><strong>Cemal TÜRKAN </strong></p>
<p><strong>Bolu Patates Çorbası (10 porsiyon)</strong></p>
<p><strong>Malzeme : </strong></p>
<p>- 1 kg. patates ¼ bağ yeşil nane<br />
- 400 gr. un 10 gr. tuz<br />
- 200 gr. yoğurt 5 gr. beyaz biber<br />
- 3 adet yumurta 150 gr. tere yağı<br />
- 1 adet limon 10 gr. knor bulyon</p>
<p><strong>Yapılışı : </strong></p>
<p>Patatesler soyulup küp şeklinde doğranır, tencereye 2 litre su ve 10 gr knor bulyon konarak orta ateşte kaynatılır, suyumuz kaynadıktan sonra patatesler içine ilave edilerek 10 dk. haşlanır. Hazırlanmış olan terbiye ağır ağır kaynayan tenceredeki patateslere ilave edildikten sonra üzerindeki köpüğü alınarak çorbamız 10 dk. kaynatılır ve ocaktan alınır. Bir tavada tereyağı kızardıktan sonra ince kıyılmış yeşil naneler ve beyaz biber içine atılır hazırlanmış olan çorbamızın üzerine dökülerek servis edilir.</p>
<p><strong>Terbiyenin hazırlanışı : </strong></p>
<p>Büyükçe bir kaseye yoğurt, un, yumurta, limon ve 3 bardak su konularak tel yardımıyla çırpılır, daha sonra hazırlanan karışım başka bir kaseye süzülür.</p>
<p><strong>Erol ERGİN</strong></p>
<p><strong>Bolu Köftesi (6 porsiyon) </strong></p>
<p><strong>Malzeme :</strong></p>
<p>- 500 gr. kıyma (%10 yağlı)<br />
- 1 kase çekilmiş bayat ekmek içi<br />
- 1 adet yumurta<br />
- 0,5 bağ maydanoz<br />
- 1 adet soğan (suyu için)<br />
- Tuz, biber, baharat&#8230;</p>
<p><strong>Garnitür :</strong></p>
<p>- 5-8 adet patates (Bolu patatesi)<br />
- 5-8 adet soğan<br />
- 4 çorba kaşığı sıvı yağ</p>
<p><strong>Tamamlama :</strong></p>
<p>- 1 adet domates<br />
- 6 adet sivri biber<br />
- 6 tutam maydanoz (üzerine serpmek için)<br />
- Sıvı yağ (köfte pişirme)</p>
<p><strong>Yapılışı : </strong></p>
<p><strong>Ön Hazırlık : </strong></p>
<p>Ekmek içi, bir mikser yardımıyla, incecik çekilir. Maydanoz temizlenip ince kıyılır. Soğan rendelenip, avuç içiyle, suyu sıkılır.</p>
<p><strong>Köfteyi hazırlama : </strong></p>
<p>Bir kap içinde, iki defa çekilmiş kıymaya çekilmiş ekmek içi, yumurta, kıyılmış maydanoz, bir soğanın suyu, tuz, biber ve isteğe bağlı aromatik malzemeler eklenip yoğrulur. Köftenin yumuşak olması için kıymaya 100 gr. (1 çay bardağı) civarı soğuk su karıştırılır. (Köftenin ağırlığı 850 gr. gelmelidir). 24 adet, büyük ceviz büyüklüğünde, eşit parçaya bölerek kişi başına 4 köfte düşecek şekilde yuvarlak (5-6 cm çapında) yassı köfteler hazırlanır.</p>
<p><strong>Patates hazırlama : </strong></p>
<p>Patatesler soyulduktan sonra yarım santim kalınlığında dilimlere doğranır (küçük patatesler yuvarlak, irileri ise yarım daire şeklinde). Bol suda yıkanıp iyice süzülür. Kızgın tavaya 15 gr. (2 çorba kaşığı) ay çiçek yağı dökülüp patatesler ilave edilir. 15-20 dk. sote yaparak yeterli derecede (pembe şekilde) kızartılır. Patatesler tam pişmeyebilirler, pişmesi tamamlanmak için 200 o kızgın bir fırına 10-15 civarı verilerek patateslerin pişmesi tamamlanır. Patatesler pişe dursun.</p>
<p><strong>Soğan hazırlama : </strong></p>
<p>Soğanlar soyulup piyaz şekli doğranır. Kızgın tavada 15 gr. (2 çorba kaşığı) ay çiçek yağıyla kavrularak iyice pişirilir.</p>
<p><strong>Garnitürü hazırlama : </strong></p>
<p>Sote edilerek pişirilmiş patateslere kavrulmuş soğan eklenip karıştırılır. Garnitürün ağırlığı (patates + soğan) 750 gr. gelmelidir.</p>
<p><strong>Köfte pişirme : </strong></p>
<p>Köfteler ızgarada veya tavada, çok az sıvı yağla, iki tarafı da kızartılarak pişirilir. 2-6 parça domates ve 6 adet sivri biber de aynı anda pişirilerek hazır edilir.</p>
<p><strong>Servise hazırlama : </strong></p>
<p>Garnitürün yarısı tabağın ortasına konur ve üzerine 4 adet köfte yerleştirilir. Köftelerin üzerine garnitürün diğer yarısı konur. Etrafına bir parça domates ve biber yerleştirilip üzerine bir tutam kıyılmış maydanoz serpilip sıcak olarak servis edilir.</p>
<p><strong>Gerekli açıklamalar : </strong></p>
<p>Kıyma dana veya kuzu olabilir, ancak fazla yağ içermemelidir. Çekilmiş ekmek içi köfteyi yumuşak tutar. Bu yemeğin en önemli noktası, sote edilerek pişirilmiş bol soğanlı patatestir. Yani yarı köfte ve yarı soğanlı patates olarak hazırlanmalıdır. 1 kg. patatese 0,5 kg. soğan hesap edilmelidir.</p>
<p><strong>Cemal TÜRKAN</strong></p>
<p>Not: Bilgiler ve fotoğraflar için bakınız:</p>
<p><a href="http://www.bolu.gov.tr/default.asp?s=6_1">http://www.bolu.gov.tr/default.asp?s=6_1</a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/turkyemekleri.wordpress.com/13/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/turkyemekleri.wordpress.com/13/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/turkyemekleri.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/turkyemekleri.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/turkyemekleri.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/turkyemekleri.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/turkyemekleri.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/turkyemekleri.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/turkyemekleri.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/turkyemekleri.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/turkyemekleri.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/turkyemekleri.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/turkyemekleri.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/turkyemekleri.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/turkyemekleri.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/turkyemekleri.wordpress.com/13/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=13&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/15/bolu-mutfagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58ac57c2bba17f07f1d71cb80f4ebc20?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">turkyemekleri</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Çankırı Mutfağı</title>
		<link>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/15/cankiri-mutfagi/</link>
		<comments>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/15/cankiri-mutfagi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2007 14:34:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>turkyemekleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çankırı]]></category>
		<category><![CDATA[Bamya]]></category>
		<category><![CDATA[Bazlama]]></category>
		<category><![CDATA[Et]]></category>
		<category><![CDATA[Höşmerim]]></category>
		<category><![CDATA[Katmer]]></category>
		<category><![CDATA[Keşkek]]></category>
		<category><![CDATA[Mantı]]></category>
		<category><![CDATA[Mutfak Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Mıkla (ma)]]></category>
		<category><![CDATA[Tarhana çorbası]]></category>
		<category><![CDATA[Tutmaç]]></category>
		<category><![CDATA[Yağlı gözleme]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Adları]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yumurta tatlısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/15/cankiri-mutfagi/</guid>
		<description><![CDATA[Çankırı yöresinde geleneksel beslenme biçimi etkinliğini sürdürmektedir. Yöre insanının beslenme alışkanlıklarında Orta Anadolu özellikleri görülür. Beslenmenin temelinde buğday ve buğday ürünleri bulunmaktadır. Tarhana, bulgur, keşkek, yarma, erişte vb. yiyecekleri ev ekonomisi çerçevesinde yöre halkı kendisi üretir. Anadolu&#8217;nun pek çok yerinde olduğu gibi kimi yiyecek maddeleri kurutulmak, salamura yapılmak, turşu kurularak ve diğer bası usûllerle kışa [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=12&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font face="Times New Roman"></p>
<table align="left" cellPadding="0" cellSpacing="0">
<tr>
<td align="left" vAlign="top" style="background-color:transparent;border:#d4d0c8;padding:0 7.05pt;"><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Çankırı yöresinde geleneksel beslenme biçimi etkinliğini sürdürmektedir. Yöre insanının beslenme alışkanlıklarında Orta Anadolu özellikleri görülür. Beslenmenin temelinde buğday ve buğday ürünleri bulunmaktadır. Tarhana, bulgur, keşkek, yarma, erişte vb. yiyecekleri ev ekonomisi çerçevesinde yöre halkı kendisi üretir. Anadolu&#8217;nun pek çok yerinde olduğu gibi kimi yiyecek maddeleri kurutulmak, salamura yapılmak, turşu kurularak ve diğer bası usûllerle kışa hazırlanır. Kıyma, kavurma, sucuk gibi etlikler, kurutulmuş fasulye, patlıcan, biber gibi sebzeler, konserve­ler, değişik meyvelerden reçeller bunlar arasındadır. </span><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Hamura çeşitli maddeler katılarak sacda, yağda, fırında ve tencerede</span><font size="3"><font face="Times New Roman"> </font></font><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">pişirilerek çok sayıda yemek yapılmaktadır. Tava çöreği, yazma çöreği, bükme, gözleme, cızlama, tatar böreği, iri hamur, mantı, pıhtı, çullama bunların başlıcalarıdır. Tarhana, toyga, şaştımaşı, tutmaç, yarma, dene, cümcük gibi çorbalarda ana madde buğday ürünleridir. Yaş ve kuru sebzeler beslenmede ikinci sırayı alır. Hayvani besin tüketimi sınırlıdır.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Kentsel alanlarda hazır yiyecekleri kullanma alışkanlıkları gelişmekle birlikte evde hazırlanan geleneksel yiyeceklerin ucuza gelmesi ile dağıtım ağının hazır yiyecekleri bütün yerleşme birimlerine ulaştıracak düzeyde olmaması da durumu etkilemektedir.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Aşağıda yöremize ait bazı yiyeceklerle ilgili bilgiler verilmiştir.</span><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Yaren Güveci: </span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"> 2 kg kuzu eti güveç kabında kendi suyuyla pişirilir, 3 baş </span><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">soğan, iki baş sarımsak,  5 adet sivri biber, yarım kg domates ince doğranarak, baharat (karabiber, pulbiber, kimyon), tuz ve bir kaşık salçayla birlikte ete ilave edilir. Doğranarak ayrı bir kapta  kızartılan 1 kg patlıcan, güveç kabındaki malzeme ile bir sıra malzeme, bir sıra patlıcan şeklinde yerleştirilir. Üzeri domates ve biberle süslenerek üç bardak su konulmak suretiyle fırına sürülür ve yarım saat pişirilir.                                          </span><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Bütün Et: </span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"> 2,5 kg  keçi eti yıkanarak orta boy parçalara ayrılır. Bir kaşık tereyağ<strong> </strong>veya margarinle tencerede biraz çevrilir, etin miktarına göre 1-2 litre sıcak su ve 1 kaşık salça ilave edilir, 7 baş orta büyüklükte soğan bütün olarak etlerin arasına yerleştirilir. Pişen etler tek tek  ayrı bir tencereye yerleştirilir, tel süzgeçten geçirilen et suyu ve tuz ilave edilerek bir taşım kaynatılır. Bir çay kaşığı baharat (yeni bahar) ilave edilerek servis yapılır. </span><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Mantı:</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">  2,5 bardak un, bir yumurta ve yeteri miktar tuz konularak katı bir</span><font size="3"><font face="Times New Roman"> </font></font><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">hamur elde edilir.  Büyükçe pazılanarak dinlenmeye bırakılır. 200 gr kıymaya, ince kıyılmış yarım demet maydanoz ve 1 adet soğan tuz, karabiber ve nane eklenir ve yoğrularak iç malzemesi elde edilir. Pazılar un yardımıyla 2 mm kalınlığında açılır. Enine ve boyuna 2 cm aralıklarla kesilerek  ortaya çıkan karelerin içine bir miktar malzeme konulmak suretiyle kapatılır. Kızgın fırında beş dakika bekletilerek kaynamış tuzlu suya atılmak suretiyle pişirilir. Süzgeçle ayrı bir kaba alınan yemek üzerine sarımsaklı yoğurt ilave edilir.  Yağ, salça, biber ve nane ile yapılan karışım üzerine dökülerek servis yapılır. </span><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Bazlama: </span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Mayalı hamurdan yapılan ekmek çeşididir. Un, ev mayası, </span><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">kaynatılmış veya suyu çıkartılmış patates ezmesi bir miktar yoğurt ve tuz kullanılan bazlamanın yapılışı ise şöyledir. Elenen un yekpare ağaç gövdesinden oyulmuş tekne içine konulur. Teknenin boş bırakılan kısmına ev mayası, patates ezmesi, yoğurt ve tuz ilave edilerek hamur yoğrulur. Katı olması durumunda su ila­ve edilerek kulak memesi yumuşaklığına gelinceye kadar yoğurma işlemine devam edilir. Mayası gel­mesi için üstü örtülmek suretiyle bir saat kadar bekletilen hamur büyük pazılar halinde tekneden alınarak el yaslağacı (el yaslı ağacı) kullanılarak açılır. Bir örtü üzerine alınan açılmış hamur­lar üzeri örtülerek bir müddet daha bekletilir. Küllenmiş kızgın sac üzerinde pişirilen hamurlar soğuduktan sonra kullanılır. </span><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Yağlı Gözleme: </span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Un, su ve tuz ile maya katılarak elde edilen hamur mayası gelinceye kadar bekletilir. Küçük pazılar alınarak ince olarak açılır ve sac üzerinde pişirilir. Üzerlerine yağ sürülerek üst üste konulan ekmekler sıcak olarak servis yapılır.</span><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Katmerli: </span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Un ılık suda içine maya konularak hamur yapılır. Üzeri iyice örtülerek dinlenme­ye bırakılan hamur, mayası gelince avuç içi büyüklüğünde pazılanır. Oklağaç (ince ve uzun oklava) yardımıyla kalınca açılan hamur içine sıvı yağ sürülerek katlanır. Araları yağlanarak birkaç kat yapılan hamur tekrar normal kalınlıkta açılır ve kızgın sac üzerine alınır. Pişerken de tekrar yağ­lanan ekmek hafif soğutularak servis yapılır.</span><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Tarhana Çorbası:</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"> İki çeşit tarhana yapılmaktadır.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">  <u>a.Un Tarhanası</u>: Koyuca yapılan ayran, ekşimesi için biraz ısıtılarak un </span><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">ve tuz katılmak suretiyle katı bir hamur elde edilir. Bir hafta kadar bekleyen hamur, sabah güneş doğmadan önce küçük parçalar halinde temiz örtüle­re dökülür. Güneşle birlikte tavlanan hamurlar un haline gelinceye kadar ufalanır. Güneşte iyi­ce kurutulan tarhana temiz bez torbalarda muhafaza edilir.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"> Pişirilmesi: Malzeme olarak l kepçe tarhana, l kaşık yağ, l kaşık salça, biraz kıyma ve tuz kullanılır. Tarhana birkaç saat önce soğuk su ile ıslatılır ve arada karıştırılarak suyu em­mesi sağlanır. Yağ ve kıyma birlikte kavrulur, üzerine salça ilave edilerek bir süre daha kavru­lan malzemelere ıslanan tarhana ve su ilave edilerek topak olmaması için kaynayıncaya kadar ka­rıştırmaya devam edilir. Gerektiği kadar tuz konulur ve koyu sarı bir renk alıncaya kadar kayna­tılır. Tereyağı ve kuru nane kızartılarak üzerine dökülür ve servis yapılır.</span><u><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">b.Katıklı Tarhana</span></u><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">: Domates, kuru soğan, biber salçası, dere otu gibi malzemeler ince ince doğranarak karıştırılır, birlikte haşlanır. Soğuduktan sonra un tarhanası gibi yapılır ve pişi­rilir.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Tarhana çorbası kış dönemleri ile Ramazan aylarının vazgeçilmez birinci yiyeceğidir. Özellikle Ramazanlarda içine ıslatılmış kuru bakla ilave edilerek yenmesi çorbaya ayrı bir lezzet katar.</span><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">       <strong>Keşkek</strong>: Beyazlaşıncaya kadar dibekte dövülen buğdaya keşkek denilmektedir. Tereyağı ile kavrulan etin üzerine su, tuz ve keşkek konularak karıştırılmadan fırına verilerek pişirilir.</span><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Mıkla: </span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Tereyağı ile kıyma kavrulur, içine ince doğranmış kuru soğan eklenerek kavurmaya devam edilir. Baharat ve tuz katılarak kısık ateşte pişirilir. Pişen et göz göz açılarak buralara yumurta kırılır. Başka bir kapta eritilen tereyağı sıcak olarak üzerine dökülür ve kapak örtülerek bir süre daha pişirilir. Ateşten indirilen yemek servise hazırdır.</span><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Tutmaç: </span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Yarım kg un, yeteri kadar su ve tuz katılarak hamur yapılır. Üçe ayrılan hamur pazilenerek oklava aracılığı ile açılır ve 5 mm<sup>2</sup> büyüklüğünde kesilir. Suyuyla bekleyen haşlanmış mercimeğin üzerine dökülerek iki taşım kaynatılır. Soğumaya bırakılan yemeğin üzerine, içine iki diş sarımsağın dövüldüğü bulamaç halindeki süzme yoğurt dökülerek karıştırılır. Yağ , salça, kıyma ve kuru nane ile yapılan sos dökülerek servis yapılır.</span><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Bamya</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">: Kaynar su ile ıslatılan kuru çiçek bamyanın salya yapmaması için ıslama suyuna biraz tuz katılır. Bamyalar dizgi ipinden çıkartılarak gerekli</span><font size="3"><font face="Times New Roman"> </font></font><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">temizlik yapılır. Aynı   tencerede ince kıyılmış soğan , yağ ve salça konularak kavrulur, üzerine pişmiş kuşbaşı et ilave edilir ve biraz daha karıştırılarak kaynamış su konulur. Tencerenin kapağı kapatılarak kısık ateşte pişmeye bırakılır. Pişerken tuzu katılır. Serviste arzuya göre limon bulundurulur.</span><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Yumurta Tatlısı:</span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;"> 12 adet yumurta sarısı ve beyazı ayrılarak farklı kaplara konulur. Yumurtanın beyazı  kar rengini alacak şekilde çırpılır ve  koyulaştırılır. Yumurtanın sarısı da ayrı bir kapta iyice çırpılır ve yumurtanın beyazına katılır. 2 kaşık  un irmiği ilave edilerek karıştırılır. Yağlanmış kalıplara dökülerek önceden kızdırılmış fırına sürülür. 150 </span><span style="font-size:10pt;font-family:Symbol;">°</span><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">C’de 35 dakika pişirilir ve soğutmaya bekletilir. Bir tencereye 4.5 su bardağı su konur ve kaynatılır. Kaynadıktan sonra 5 su bardağı şeker ilave edilir. Koyuluncaya kadar kaynatılır. Şerbet soğutulmaya alınır. Tatlıya şerbet ılık olarak ilave edilir ve servise sunulur. </span></p>
<p style="text-indent:27pt;text-align:justify;margin:0 3pt 3pt;" class="MsoNormal"><strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Hoşmerim: </span></strong><span style="font-size:10pt;font-family:Tahoma;">Tavanın içine 500 gram tereyağı konulur ve eritilir. 500 gr. un ilave edilerek pembeleşinceye kadar kavrulur. İçine kaynatılmış yarım bardak sıcak su ve 1 kahve kaşığı tuz konularak bir iki defa çevrilir. Ocaktan indirilerek servis tabağına konur ve soğutulur.  Üzerine 1,5 su bardağı bal dökülerek servise sunulu</span><span style="font-size:11pt;font-family:Tahoma;">r.</span></p>
<p style="text-indent:27pt;text-align:justify;margin:0 3pt 3pt;" class="MsoNormal"><span style="font-size:11pt;font-family:Tahoma;">Not: Bu yemekler ve resimleri için şu bağlantıya bakınız:</span></p>
<p><span style="font-size:11pt;font-family:Tahoma;"></span> <a href="http://www.cankiriturizm.org/cankiri_mutfagi.htm">http://www.cankiriturizm.org/cankiri_mutfagi.htm</a></td>
</tr>
</table>
<p><strong><span style="font-size:12pt;font-family:Verdana;">   </span></strong></p>
<p></font></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/turkyemekleri.wordpress.com/12/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/turkyemekleri.wordpress.com/12/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/turkyemekleri.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/turkyemekleri.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/turkyemekleri.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/turkyemekleri.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/turkyemekleri.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/turkyemekleri.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/turkyemekleri.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/turkyemekleri.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/turkyemekleri.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/turkyemekleri.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/turkyemekleri.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/turkyemekleri.wordpress.com/12/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/turkyemekleri.wordpress.com/12/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/turkyemekleri.wordpress.com/12/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=12&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/05/15/cankiri-mutfagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58ac57c2bba17f07f1d71cb80f4ebc20?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">turkyemekleri</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Diyarbakır Halk Kültüründe Yemek</title>
		<link>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/04/27/diyarbakir-halk-kulturunde-yemek/</link>
		<comments>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/04/27/diyarbakir-halk-kulturunde-yemek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Apr 2007 07:27:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>turkyemekleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ayva aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Ayva köftesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bakla meftunesi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Elma düzmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Elma meftunesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kenger meftunesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kış kabağı meftunesi]]></category>
		<category><![CDATA[Lebeni(yoğurt çorbası)]]></category>
		<category><![CDATA[Meftune]]></category>
		<category><![CDATA[Mutfak Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Nuriye tatlısı]]></category>
		<category><![CDATA[Sakız kabağı meftunesi]]></category>
		<category><![CDATA[Salatalık meftunesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Adları]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Tarifleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/04/27/diyarbakir-halk-kulturunde-yemek/</guid>
		<description><![CDATA[http://www.diyarbakir.gov.tr/yemek.asp Doç. Dr. Mebrure Değer  Güneydoğu Anadolu Bölgesinin tarihi bir şehri olan Diyarbakır, Dicle nehri kıyısında kurulmuştur.    Diyarbakır yöresinde sert bir kara iklimi ve yarı kurak bir yayla iklimi egemendir. Yazlar çok sıcak, kışlar ise soğuk geçer. Yağmurlar azdır. Dicle nehri irili ufaklı kolları ile bu toprakları sular.  İklimin özelliği, bol miktarda su ve [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=8&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-top:1.45pt;background:white;" class="MsoNormal"><strong><font size="2" face="Times New Roman"><font color="#003366"><span style="letter-spacing:-0.1pt;"><a href="http://www.diyarbakir.gov.tr/yemek.asp">http://www.diyarbakir.gov.tr/yemek.asp</a></span></font></font></strong></p>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.25pt;">Doç. Dr. Mebrure Değer </span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.3pt;">Güneydoğu Anadolu Bölgesinin tarihi bir şehri </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">olan Diyarbakır, Dicle nehri kıyısında kurulmuştur.   </span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Diyarbakır yöresinde sert bir kara iklimi ve yarı </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">kurak bir yayla iklimi egemendir. Yazlar çok sıcak, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">kışlar ise soğuk geçer. Yağmurlar azdır. Dicle nehri </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">irili ufaklı kolları ile bu toprakları sular.</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;"> </span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">İklimin özelliği, bol miktarda su ve sulu besinler </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">alınmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu nedenle ka</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">vun, karpuz, hıyar, marul gibi meyvalar çok fazla ye­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">tiştirilmekte ve tüketilmektedir. Dicle kenarında ya</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">banî meyva ağaçları da bulunur. Sulak vadi tabanlar</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">ında söğüt (Salix), ceviz (Juglandis), kavak [populus) </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">ve menengiç (F. Terebentis) ağaçları vardır.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Karasal iklim, bozkırların oluşmasına neden oldu­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">ğundan, bu bölgede de bozkırlar çok fazladır. Bozkır </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">bitkileri arasında kuraklığa en fazla dayananlar so­ğanlı, rizomlu, yumrulu, derin köklü ve tüylü yaprakları olan bitkilerdir.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Hayvancılığın bu bölgede yapılması sonucu et, süt </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.35pt;">ürünleri ve yumurta gibi hayvansal maddeler çok </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">fazla üretilmektedir.</span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.3pt;">BESLENME BİÇİMLERİ</span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Beslenme; büyüme, gelişme, sağlıklı ve verimli </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">olarak uzun süre yaşamak için gerekli olan enerjiyi </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">ve besin öğelerinin her birini yeterli miktarlarda sağ­layacak olan besinleri, besin değerlerini yitirmeden, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">sağlığı bozucu duruma getirmeden, ekonomik şekil­de almak ve vücutta kullanmaktır (Baysal, 89).</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Diyarbakır yöresinde geleneksel beslenme biçimle</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">ri, beslenme alışkanlıkları hâlâ etkisini korumaktadır. Son yıllarda köyden kente göçen halkın, bu alışkan­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">lıkları pekiştirdikleri de gözden kaçmamaktadır. Köy­<span style="letter-spacing:0.15pt;">den, kente göç eden halk; örf, âdet ve ananelerini de </span><span style="letter-spacing:0.05pt;">birlikte getirmişlerdir.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Diyarbakır yöresinde çok zengin bir mutfak kültü</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">rü vardır.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Geleneksel yemek türlerinde etin Özgün bir yeri </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">vardır. Yemekler genellikle, ekşili, acılı ve yağlıdır. </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">Zeytinyağı az kullanılmaktadır. Balık ve diğer su </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">ürünleri de çok azdır. Et olarak kuzu vç koyun eti çok <span style="letter-spacing:0.15pt;">kullanılır. Sığır, dana ve tavuk eti daha az tüketil­</span><span style="letter-spacing:-0.05pt;">mektedir.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Yumurta, süt ve süt ürünleri bol miktarda tüketilir. </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Özellikle peynir ve yoğurt çok fazla yenilmektedir.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Sebzeler ve meyveler da önemli bir yer tutmakta­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.1pt;">dırlar.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">İlkbaharda marul, hıyar; yazın kavun ve karpuz; sonbaharda da üzüm çok fazla tüketilen meyveler</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">dendir. Bu meyvelerden başka elma, erik, kiraz, por­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">takal da yenilmekledir.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Toplumsal değişmenin sonucu olarak geleneksel </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">beslenme alışkanlıkları ve sofra âdabı değişime uğra­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">maktadır. Evlerde hazırlanan bazı yiyeceklerin yeri­ni, hazır yiyecekler almıştır.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Diyarbakır&#8217;ın zengin mutfak kültürü, halkın bes</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.3pt;">lenmesinde olduğu gibi, yapılan çeşitli yemeklerde </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">de kendini göstermektedir.</span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.2pt;">DİYARBAKIR YEMEK </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">FOLKLORUNDA <span style="letter-spacing:-0.15pt;">KIŞ HAZIRLIKLARI</span></span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.4pt;">Diyarbakır yemek </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.5pt;">folklorunda kış hazırlıkları önemli</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;"> bir yer tutar. Bazı yiyecekler kış için hazırlanır. </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">Pastırma, kavur­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.5pt;">ma, peynir, sal­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.45pt;">ça, pekmez yap­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">mak,   turşu kurmak</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">,  patlıcan,  bi­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.45pt;">ber, kabak gibi bazı </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">sebzeleri, erik, elma gi­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.6pt;">bi bazı meyveleri kurut­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">mak, çökelek ve koruk hazır</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">lamak,   şehriye kesmek,   pirinç, bulgur, mercimek gibi tahılları ayıklamak </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">ve kış için kullanılabilir bir hale getirmek gibi özel­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">likle kadınları meşgul eden işler, uzun zaman alır. Bu </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.3pt;">hazırlıklar, komşuların yardımları ile yürütülür. Bu </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">işler, sosyal bir dayanışmanın yanı sıra, bir törene dö­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">nüşür.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Burada ilginç bir konu olarak düşündüğüm &#8220;Şeh­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">riye kesmek&#8221; işlevini ayrıntılı olarak anlatmak istiyo­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.1pt;">rum.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.3pt;">Şehriye kesmek:</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Diyarbakır yöresinde şehriye kesmenin anlamı ha­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">murun parmaklar arasında ince ve küçük parçalara </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">ayrılmasıdır. Şehriye çorba veya pilav olarak doğru­dan yenildiği gibi, bulgur veya pirince katılarak da </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">kullanılmaktadır. </span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">Şehriye genellikle geceleri kesilir. Gündüz kadınla<span style="letter-spacing:0.05pt;">rın ev işleri olduğu için gece tercih edilir. Bunun için </span><span style="letter-spacing:0.2pt;">önceden komşulara haber verilir.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Şehriye kesmek için, yağlı hamur yoğrulur, küçük </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">parçalara ayrılır. Yere büyük bir bez serilir. Bezin et</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">rafına minderler konur. Konuklar bu minderlerin </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">üzerine otururlar. Yağlı hamuru genellikle evin büyüğü ve komşulardan biri dağıtır. Hamuru alan kişi, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">parmaklan arasında ovuşturarak, ince ve küçük par­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">çalara ayırır. Bu parçalar genellikle 1–1,5 santimetre </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">uzunluğundadırlar. Elinde hamuru biten kişi el çırpa­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">rak hamur istediğini belirtir, hamur da­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.45pt;">ğıtan kişi de hamuru o kişiye </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">atar.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Şehriye kesmek, 10–15 </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.4pt;">kadının bir araya gel­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.5pt;">mesi demektir. Bu­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.4pt;">nun için masallar, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">fıkralar anlatılarak</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">,  eğlenilir. </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">Şehriye keserken <span style="letter-spacing:0.2pt;">ikram edilen tat­</span><span style="letter-spacing:0.4pt;">lılar ağız tatlan­</span><span style="letter-spacing:0.5pt;">dırıcı, kolay ye</span><span style="letter-spacing:0.25pt;">nilebilen,  kuru </span><span style="letter-spacing:0.5pt;">maddeler olur. Bu </span><span style="letter-spacing:0.55pt;">maddeler ya dövülmüş fındık</span><span style="letter-spacing:0.1pt;"> ile şeker veya kahve ile şekerin karışımından meydana</span><span style="letter-spacing:0.25pt;"> gelen </span><span style="letter-spacing:0.4pt;">tatlılardır. Herkes bu karışımdan </span><span style="letter-spacing:0.25pt;">bir tatlı kaşığı alır. İkramı evin genç kızı </span><span style="letter-spacing:0.3pt;">veya komşulardan genç bir hanım yapar.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">Böylece şehriye kesmeye gelen komşular, hem yar­<span style="letter-spacing:0.15pt;">dım ederler, hem de eğlenirler.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Dolma oymak, salça ve sebze kurutmak, peynir mercimek, tahıl ayıklamak gibi işler için de yine kom­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">şuların yardımı gereklidir.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">Kış için tatlılar da yapılır. Bu tatlılar genellikle </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">üzümden yapılan pekmez, şıra, pestil, kesme, ceviz </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">sucuğu gibi tatlılardır. Bu tatlılar kışın ceviz, badem, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">fındık, fıstık gibi kuru yemişlerle de yenilir.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Diyarbakır&#8217;da ve yöresinde halk arasında kullanı­lan baharatlar, beslenme biçiminin bir başka özelli­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">ğini oluşturmaktadır. Bunlar, karabiber, kırmızıbiber, tarçın, kekik, nane, yarpuz, kişniş, karanfil gibi mad</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">delerdir. Bazı sebzeler ve meyveler halk ilacı olarak</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">da kullanılmaktadırlar. Domates baş ağrılarında, pat­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">lıcan kadın hastalıklarında, kabak sirozda, mercimek </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">cilt lekelerinde, nar ve elma suyu tansiyon düşürücü </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">olarak, meyan kökü şerbeti mide ülseri ve böbrek </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">hastalıklarında, maydanoz ise idrar söktürücü olarak </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">kullanılmaktadır.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.3pt;">Kavun, karpuz ve üzümün çok faydalı olduğunu </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">belirten şöyle bir tekerleme vardır: </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">Karpuz ye işegen bak </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Kavun ye bilegen bak </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Üzüm ye rengen bak.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Buradan, karpuzun idrarı artırdığını, kavunun şiş­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">manlattığını, üzümün de sağlık verici olduğunu an­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.2pt;">lıyoruz.</span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.25pt;">DİYARBAKIR TÖREN </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.6pt;">YEMEKLERİ</span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">Törenler gerek kişisel, <span style="letter-spacing:0.15pt;">gerekse toplumsal ya</span><span style="letter-spacing:0.05pt;">şamımızda önemli </span><span style="letter-spacing:0.1pt;">bir yer tutarlar.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">Diyarbakır&#8217;da belirli gün­<span style="letter-spacing:-0.05pt;">lerde yapı</span><span style="letter-spacing:0.15pt;">lan törenler </span><span style="letter-spacing:0.05pt;">vardır. Bu törenlere özgü değişik yemekler, tatlılar, içecekler </span><span style="letter-spacing:0.15pt;">hazırlanır. Bu törenler; doğum, sünnet düğünü, söz kesme, </span><span style="letter-spacing:0.1pt;">nişan, düğün törenleri, kirve davetleri, diş hediği, lo</span><span style="letter-spacing:0.35pt;">ğusa hamamı, hacca gidiş, dönüş törenleri, mevlid </span><span style="letter-spacing:0.25pt;">töreni, kurban ve şeker bayramı, muharrem ve nev</span><span style="letter-spacing:0.2pt;">ruz günleri, yağmur duası ve ölüm törenleridir.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Doğumda; doğum yapan kadının yani loğusanın </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">sütünün gelmesi için, pekmez, helva, kuru üzüm gi</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">bi yiyecekler yedirilir. Gelen misafirlere &#8220;Loğusa şer­<span style="letter-spacing:0.05pt;">beti&#8221; denilen tarçınlı ve kırmızı boyalı, şekerli şerbet ikram edilir. Bununla &#8220;al basması&#8221; denilen hastalığın </span><span style="letter-spacing:0.1pt;">da önleneceğine inanılır.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.35pt;">Düğün törenlerinde ilke her zaman &#8220;tatlı başla, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">tatlı bitir&#8221; olduğu için buna uyarak, söz kesimi ve ni</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">şanlanmayı şerbet içmekle başlatmışlar, düğün ye­meklerinde yapılan tatlılarla da bitirmişlerdir.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Düğün ve sünnetlerde, yemeğe düğün çorbası ile </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">başlanılmakta, duvaklı pilav ile devam edilmektedir. </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Sebze yemekleri olarak daha çok meftune ve fasulye</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Yemekleri</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;"> yapılmaktadır. Börekler sebze yemeklerinden sonra sofraya getirilir. Özellikle düğün ve sün­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">netlerde su böreğinin ayrı bir yeri vardır.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Ayran, limonata, su gibi içecekler, yemeklerle bir</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">likte sofraya getirilir.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Tatlılar İse en son sofraya getirilen yiyeceklerdir. </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">En çok baklava, tel kadayıfı, Nuriye tatlısı, komposto, hoşaf, zerde gibi tatlılar yapılmaktadır.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Zerde de pilav gibi, bu törenlerin vazgeçilemeyen </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">demirbaş bir yemeğidir.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Duvaklı pilav yapmak için, önce pirinç pilavı bili</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">nen tarzda pişirilir. Sonra &#8220;duvak&#8221; denilen harcı ha­zırlanır. Bunun için önce bademler bir dakika suda kaynatılarak kabukları soyulur. İkiye ayrılır. Pembe</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">leşinceye kadar yağda kavrulur. Başka bir tarafta iri </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Çekilmiş kıyma da kavru­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">larak, üzerine karabiber, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">tarçın ve bahar ile </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">karıştırılır. Ba<span style="letter-spacing:0.15pt;">dem ilave edilir. Pilav bü­</span><span style="letter-spacing:0.1pt;">yük kayık </span><span style="letter-spacing:0.05pt;">tabaklara </span><span style="letter-spacing:-0.05pt;">tepeleme </span><span style="letter-spacing:0.15pt;">doldurulduk</span><span style="letter-spacing:0.25pt;">tan sonra, hazır­</span><span style="letter-spacing:0.2pt;">lanan harç, pilavın üzerine dökülür. Bembe</span><span style="letter-spacing:0.25pt;">yaz pirinç pilavının üzerine dökülen bu </span><span style="letter-spacing:0.2pt;">harç, gerçekten bir duvak görünümündedir.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Pilavla birlikte sofraya etli sebze yemekleri, kuzu </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">dolması da konur. Eğer kuzu dolması yapılmamışsa, kaburga dolması yapılabilir. Kaburga dolması koyu­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">nun göğüs kafesi dikilip, içine iç pilav doldurularak yapılan bir yemektir.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">Pilav, kuzu dolması ve kaburga dolması gibi fazla <span style="letter-spacing:-0.05pt;">miktarda pişirilen yemekler &#8220;NIKRA&#8221; adı verilen iki </span><span style="letter-spacing:0.25pt;">tarafında kulpları bulunan büyük kaplarda yapılır.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Sünnet düğününde yapılan yemekler, evlenme tö</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">renlerindeki gibidir</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Diyarbakır folklorunda önemli bir yeri olan bir tören de &#8220;diş hediği&#8221; dedikleri, çocuğun diş çıkarması </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">dolayısıyla yapılan törendir. Bunun için buğday haş­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">lanır. Çocuk yere oturtulur. Bir bezin üzerine haşlan­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">mış buğday dökülür. Sonra çocuğun çevresine ayna, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">kalem, tas, çekiç vs. çeşitli şeyler konulur. Bu nesne­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">ler mesleklerin sembolleridir. Çocuk hangi nesneyi </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">alırsa o mesleği seçmiş olur. Örneğin kalem alırsa ka</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">lemle uğraşan bir meslek, çekiç alırsa çekiçle uğraşa­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">cak bir meslek seçeceğine inanılır.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Ölümde, ölüyü gömdükten sonra, helva dağıtılır. </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">Helva genellikle un helvasıdır. Son yıllarda irmik </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">helvası da yapılmaktadır.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Ölü evine komşular yemek yapıp getirirler veya </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">getirdikleri kuru malzemeleri ölü evinde pişirirler. </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Genellikle yemekler çorba, pilav, börek, etli fasulye, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">etli nohut, patlıcan meftunesi, hoşaf gibi yapılması </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">kolay olan, çok bol yapılan yiyeceklerdir. Ölü mevlü</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">dü</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;"> yedinci günü veya kırkıncı günü okutulur. Evde </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">okutulursa gül suyu ikram edilir. Yemekler </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">yapılır. Camide okutulursa gül suyu ve </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">şeker dağıtılır.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">Yağmur duasında ise, çocuk</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.45pt;">lar tahtadan bir bebek yapar­lar. Bunun adı &#8220;Çemçe Gelin&#8221;dir. Kapı kapı dolaşa</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.5pt;">rak, şu tekerlemeyi söylerler</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.75pt;">:</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Çemçe gelin ne ister </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">Allah&#8217;tan yağmur İster </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Bir parça bulgur ister.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Çocukların isteyeceği </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">maddeler değişik olabi</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">lir. Kapısına gidilen ev, bir kova suyu  &#8220;Çemçe </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">Gelirin başından boşal­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">tarak,  çocukların istediği yiyeceği de verir.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.1pt;">DİYARBAKIR&#8217;IN ÖNEMLİ </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.45pt;">YEMEKLERİ</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Diyarbakır&#8217;da en fazla pişirilen yemekler &#8220;tencere yemekleri&#8221; olarak </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">tanımlanan etli sebze yemekleridir. Sebze </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">yerine bazen meyve da kullanılmaktadır. Elma, erik, ay<span style="letter-spacing:0.05pt;">va, çağla gibi meyvelerden etli yemekler yapılmaktadır. Diyarbakır&#8217;a özgü yemeklerin başında &#8220;Meftune&#8221; adı verilen genellikle patlıcanla yapılan bir yemek gelmektedir. Bundan başka düzme veya &#8220;pürlezzel&#8221;, </span><span style="letter-spacing:-0.05pt;">&#8220;karnıyarık&#8221; veya &#8220;belibağlı&#8221;, &#8220;içli köfte&#8221;, &#8220;kibe bum­</span><span style="letter-spacing:0.2pt;">bar&#8221;, &#8220;lebeni çorbası&#8221;, &#8220;nuriye tatlısı&#8221; Diyarbakır&#8217;ın </span><span style="letter-spacing:0.15pt;">çok önemli yemekleri arasında yer almaktadırlar.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Meftune, en çok patlıcanla yapılan bir yemektir. </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Bundan başka; kabak, bakla, kenger, çağla ve elma </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">meftuneleri de yapılmaktadır.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Meftune yemeğine 18. yüzyılda yazılmış bir &#8220;Yemek Risalesi”nde de rastlıyoruz. Burada, &#8220;Meftune&#8221; </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">olarak anılan yemeğin patlıcandan yapıldığı, sumak ve ekşi nar suları ile pişirildiği yazılıdır.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">Meftunelerin Yapılışı: </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">1- Patlıcan meftunesi:</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Parçalara ayrılmış yağlı ve kemikli 1 kg. kuzu eti </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">tencereye konur. Hafif pişirilir. Daha önce et tuzla ovulmalıdır. Üstüne halka halka doğranmış patlıcan, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">sonra da domates konur. Sebzeleri örtünceye kadar </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">sumak suyu eklenir. Sumak suyu yemeğe </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">ekşilik verir. Yemek orta ateşte pişi­<span style="letter-spacing:0.15pt;">rilir. Dövülmüş sarımsak katıla­</span><span style="letter-spacing:0.1pt;">rak yenir.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.35pt;">Patlıcan meftunesi kuru</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.4pt;">tulmuş patlıcandan yapı</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.45pt;">lırsa buna halk arasında </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">&#8220;Hırçikli Meftune&#8221;  adı </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">verilmektedir.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">Diğer meftune çe</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">şitleri de hemen he­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">men aynı tarzda pişirilmektedir.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.3pt;">Tencerede ve suda </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">haşlanarak pişirilen </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.4pt;">bu yemekte besin </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">maddelerinin kaybı </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">pek fazla değildir. Besin </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.3pt;">maddelerinin kaybının </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">olmaması ve haşlanarak </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">pişirilmesi beslenmede sağ­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.4pt;">lıklı bir yol olarak önemli bir </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">yer tutmaktadır.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Sumak suyunun hazırlanması: </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">Bir su bardağı sumak, iki su bardağı su ile yarım </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">saat bekletilir ve sonra süzülür. Bu süzülen suyun </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">içine bir yumurta kırılır. İyice çırpılır. Ateşe konur. Üzerine çıkan köpükler alınarak atılır. Altta kalan pembemsi su, yemeklerde kullanılır. Bu işleme &#8220;su</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">mağı ağartma&#8221; denir.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Eğer koruk suyu kullanmak gerekiyorsa; bir çay bardağı ekşi koruk, üç su bardağı su ile bir saat hafif </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">ateşte kaynatılır. Tel süzgeçten süzülür. Ekşilik verici </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">olarak kullanılır.</span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">2-</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">     <span style="letter-spacing:0.1pt;">Bakla Meftunesi:</span></span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">I kg. bakla temizlenir. Limonlu ve unlu bir suyun </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">içine alılır. Bir süre sonra süzülür.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">Tencerenin altına 1 kg. yağlı, kemikli, parça et ko­<span style="letter-spacing:0.15pt;">nur. Sonra baklalar atılır. Üzerine bir bardak su ve </span><span style="letter-spacing:-0.05pt;">biraz tuz ilave edilir. Ağır ateşte pişirilir. Baklalar yu</span><span style="letter-spacing:0.25pt;">muşayınca, üzerine 2 su bardağı ağartılmış sumak </span><span style="letter-spacing:0.1pt;">suyu ilave edilir. 20–25 dakika ağır ateşte pişirilir. </span>Yenileceği zaman sarımsakla, taze yeşil acı biber be<span style="letter-spacing:0.15pt;">raber dövülerek yemeğin üzerine konur.</span></span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">3-     <span style="letter-spacing:0.05pt;">Kış Kabağı Meftunesi:</span></span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">I kg. kuzu veya koyun eti hafif pi</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">şirilir.   Diyarbakır’da yetişen bir <span style="letter-spacing:0.3pt;">kabak cinsi olan kabak, kavun </span><span style="letter-spacing:0.05pt;">dilimi gibi kesilir, kabuğu so</span><span style="letter-spacing:0.4pt;">yulur, sonra küp şeklinde </span><span style="letter-spacing:-0.05pt;">kesilir. Az pişmiş etin üze</span><span style="letter-spacing:0.05pt;">rine konur. Bir kaşık sal </span><span style="letter-spacing:0.1pt;">ça ilave edilir. Tuz ve 3 bardak hazırlanmış ko</span><span style="letter-spacing:0.4pt;">ruk suyu ilave edilip, </span><span style="letter-spacing:0.3pt;">hafif ateşte 1 saat ka­</span><span style="letter-spacing:0.2pt;">dar pişirilir. Sarımsak </span><span style="letter-spacing:-0.1pt;">ilavesi ile yenir.</span></span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">4-</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">     <span style="letter-spacing:0.05pt;">Sakız kabağı mef­</span><span style="letter-spacing:-0.25pt;">tunesi:</span> </span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Yarım kg. kuşbaşı et </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.3pt;">hafif pişirilir. 1 kg. sakız </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.35pt;">kabağı doğranır. Ete ilave 4 </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.3pt;">edilir. Bir kaşık salça ve tuz </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">konur.   Bir su bardağı kadar </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">haşlanmış nohut konulduktan </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">sonra, bir limon suyu veya 1–2 küçük </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">parça limon tuzu ilave edilir. Kabaklar piş­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.3pt;">tikten sonra, servis yapılacağı zaman sarımsak ko­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.25pt;">nur.</span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.3pt;">5-</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">     <span style="letter-spacing:-0.1pt;">Elma meftunesi:</span></span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">1 kg. kuzu veya koyun eti hafif pişirilir. 1 kg. ye</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">şil ve ekşi elmalar doğranır, az pişmiş etin üzerine </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">ilave edilir. Bir kaşık saçla veya domates konulduk</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">tan sonra, 3 bardak hazırlanan konik suyu ve tuzu </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">ilave edilerek hafif ateşle bir saat kadar pişirilir. Ye­<span style="letter-spacing:0.1pt;">nileceği zaman sarımsak ilave edilir.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;"></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;"></span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">6-</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">      <span style="letter-spacing:0.05pt;">Kenger meftunesi:</span></span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">Yarım kg. yağlı parça kuzu ya da koyun eti suda </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">hafif pişirilir. Sonra; temizlenmiş ve suda bırakılmış 2 kg. kenger, etin üzerine ilave edilir, ikisi birlikte hafif </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">ateşte pişirilir. Kaşıkla karıştırılmaz. Piştikten sonra <span style="letter-spacing:0.05pt;">kengerin üzerini bir parmak geçecek kadar sumak su­</span><span style="letter-spacing:0.2pt;">yu ve bir kaşık salça katılır. Et piştiği zaman yemek </span><span style="letter-spacing:0.1pt;">de pişmiş demektir. İstenirse sarımsak ilave edilir.</span></span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">7-</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">      <span style="letter-spacing:0.2pt;">Salatalık meftunesi:</span></span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">Salatalık meftunesi, taze veya kurutulmuş salata­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">lıktan (hıyardan) yapılabilir.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Yağlı kuzu veya koyun eti pişirilir. </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">Salatalığın içi çıkarılır.   Kuşbaşı <span style="letter-spacing:0.3pt;">doğranır, etin üzerine konulur. </span><span style="letter-spacing:0.25pt;">3-4 domates doğranır. 10 dakika</span><span style="letter-spacing:3pt;"> pişirilir. Daha sonra 3 </span><span style="letter-spacing:0.25pt;">bardak sumak suyu konularak pişirilir</span><span style="letter-spacing:0.05pt;">. Sarımsak </span><span style="letter-spacing:0.3pt;">dövülür.  Servis yapılacağı zaman</span><span style="letter-spacing:0.45pt;"> yemeğe </span><span style="letter-spacing:-0.05pt;">katılır.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">Diyarbakır’da etli </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.3pt;">sebze yemeklerinin </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.25pt;">yanı sıra,   etli meyve </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.35pt;">yemekleri de yapılmaktadır</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">. &#8220;Elma meftu</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">nesi</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">&#8220;,   &#8220;elma düzmesi&#8221;, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">&#8220;elma dolması&#8221;,   &#8220;Ayva </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">aşı&#8221;,   &#8220;çağla meftunesi&#8221;, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">&#8220;erik aşı&#8221; gibi yemekler Diyabakır mutfağının</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.3pt;"> ilginç </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">yemekleri arasında yer alır. Elma meftunesini meftuneler </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">kısmında anlatmıştık.</span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Elma düzmesi:</span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Küçük yeşil elmalar ortadan ikiye bölünür. Çekir</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">deği çıkarılır. Başka bir yerde eti hazırlanır. Bunun </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">için ete, karabiber, soğan, tuz, maydanoz karıştırıla­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">rak düzmenin içi hazırlanır. Sonra ikiye bölünmüş ve çekirdeği çıkarılmış elmaların arasına konur. Üzerine </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">bir bardak su konularak, elmalar yumuşayıncaya ka­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">dar pişirilir.</span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Ayva aşı:</span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Buttan kuşbaşı et kesilir. Hafifçe pişirilir. Etin üze</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">rine, ayvalar küp şeklinde kesilerek atılır. 2-3 karıştırarak su ilave edilerek orta ateşte pişirilir. Ayvalar yumuşayınca, üzerine bir çay bardağı şeker ve bir limonun </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">suyu konularak, yarım saat hafif ateşte pişirilir. Şe­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">ker yerine pekmez de kullanılabilir.</span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Ayva köftesi:</span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.1pt;">Kıymadan et köftesi yapılır. Ayvalar dilimlenerek </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">yağda kızartılır. Et ve kızartılmış ayvaların üzerine </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">2-3 bardak su, bir kaşık salça, tuz konularak birlikte <span style="letter-spacing:-0.2pt;">pişirilir.</span></span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">Etsiz olarak pişirilen sebze</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;"> Yemekleri:</span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">Diyarbakır ve yöresinde; sebzeler etsiz <span style="letter-spacing:0.1pt;">olarak da pişiril­</span><span style="letter-spacing:-0.05pt;">mektedir. En </span>çok pişirilenler, &#8220;kazaya<span style="letter-spacing:-0.05pt;">ğı&#8221;, &#8220;semizo</span>tu&#8221;, &#8220;yarpuz&#8221;, <span style="letter-spacing:-0.25pt;">&#8220;kenger&#8221;, </span><span style="letter-spacing:-0.15pt;">&#8220;kuşkonmaz&#8221;, </span>&#8220;ebe gümeci&#8221; gi<span style="letter-spacing:0.15pt;">bi yabanî otlar ve </span><span style="letter-spacing:-0.05pt;">&#8220;kabak&#8221;, &#8220;bamya&#8221;, &#8220;patlıcan&#8221;, &#8220;fasulye&#8221; gibi </span><span style="letter-spacing:-0.1pt;">bilinen sebzelerdir.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Diyarbakır&#8217;da Anadolu’nun Kıymalı böreği </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">diğer bölgelerinde olduğu gibi çorbanın ayrı bir yeri vardır. Yalnız bu çorbalardan biri çok sevilmekte ve </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.1pt;">Diyarbakır mutfağında önemli bir yer almaktadır. Bu, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">&#8220;Lebeni&#8221; adı verilen yoğurt çorbasıdır.</span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">Lebeni (yoğurt çorbası):</span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">Lebeni adı verilen yoğurt çorbasını pişirmek </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.4pt;">için, önce yoğurt, yumurta ve tuzla bir tencerede çırpılır. Harlı ateşte tahta </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">kaşıkla karıştırılarak pişirilir.  Kaynayan bu yoğurtlu karışıma, bir tas </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">dövme eklenir. Dövmeler yumuşa</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.35pt;">yıncaya kadar kaynatılır. Üzerine </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">naneli kızdırılmış tereyağı dökülür. </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Nane yerine yarpuz adı verilen yaba­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">nî nane de kullanılabilir.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Diyarbakır&#8217;da tatlılar da çok yapılır. </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Diyarbakır’a özgü &#8220;nuriye&#8221; yufka ile yapıl</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">an bir çeşit tatlıdır. İlginç olması açısından nasıl ya­<span style="letter-spacing:0.05pt;">pıldığını ayrıntılı bir şekilde anlatacağız.</span></span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">Nuriye Tatlını:</span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">2 kg. un hamur tahtasına elenir. Ortası açılır. 15 </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">yumurta akı, bir yumurta sarısı, biraz tuz ve bir bar­<span style="letter-spacing:0.05pt;">dak su karıştırılarak hamur yapılır. Hamur 16 parça</span>ya ayrılır; nemli bez altında yarım saat dinlendirilir. Sonra her parçadan yufka açılır. Bunlar yağlanarak <span style="letter-spacing:-0.1pt;">tepsiye yerleştirilir.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Dörder yufka ara ile, ağartılmış ve makineden geçirilmiş badem döşenir. Fırına atıla­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">rak pembeleşinceye kadar pi­şirilir.   Fırından çıkarılınca</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;"> hatif ateşe ko­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">nur. Üstüne yavaş <span style="letter-spacing:0.15pt;">yavaş şurup dö­</span><span style="letter-spacing:-0.05pt;">külür. Tatlı genişlemeye ve</span><span style="letter-spacing:-0.1pt;"> </span><span style="letter-spacing:1.5pt;">kabarmaya </span><span style="letter-spacing:0.05pt;">başlar.   Ateş­</span><span style="letter-spacing:0.3pt;">ten alınır. </span></span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;"><span style="letter-spacing:0.3pt;"> Üs­tüne bu kez kı</span><span style="letter-spacing:0.45pt;">vamlı şerbet dö</span><span style="letter-spacing:-0.05pt;">külür, sonra dilimle­</span><span style="letter-spacing:-0.25pt;">re ayrılır.</span></span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.55pt;">SONUÇ</span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">Bu yazımızda Diyarbakır&#8217;ın zengin yemek folk<span style="letter-spacing:0.1pt;">lorundan çok kısa olarak bahsettik.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">Diyarbakır, tarihi, bitki örtüsü, iklimi ve diğer coğrafi özelliklerinden ötürü ilginç bir folklor sergile</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.1pt;">mekledir. Bu kısa yazıda bunların hepsinden bahsetmek mümkün değildir. Bunun için, ancak bazı nok</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">talan belirtmekle yetindik.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Diyarbakır beslenme biçimlerinden bahsederken, en çok hangi ürünlerin yetiştirildiğini, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.3pt;">hangi yemeklerin yapıl</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">dığını, nasıl yapıldıkları<span style="letter-spacing:-0.05pt;">nı belirtmek istedik.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">Ancak mutfakta kullanılan kap, kaçak ve sofra ada</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">bı gibi konulardan bahsetmedik. Bunun nedeni, bu </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">konuların, Anadolu’nun diğer bölgelerinde de hemen hemen benzer bir şekilde olması, ayrıca toplumsal değişmenin sonucu olarak bazı geleneksel beslenme </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">alışkanlıklarının ve sofra adabını bugün değişime </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">uğramış olmasıdır.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Diyarbakır&#8217;ın zengin mutfak kültürünü anlatırken, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">daha çok Diyarbakır&#8217;a özgü ilginç yemeklerden bahsetmeyi uygun bulduk. Bazı yemekleri de özellikle </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.2pt;">ayrıntılı olarak anlattık.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Diyarbakır&#8217;da kış hazırlıklarından bahsederken, hazırlanan yiyeceklerin yanı sıra, toplumdaki sosyal </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">dayanışmayı da vurgulamak istedik.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.05pt;">Diyarbakır&#8217;ın tören yemekleri ve halk arasında çok </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">yenilen yemekleri, özellikle Diyarbakır&#8217;a özgü meftu<span style="letter-spacing:0.05pt;">neleri, lebeni&#8217;yi nuriye Tatlısını ayrıntılı olarak anlat­</span><span style="letter-spacing:0.15pt;">mayı uygun bulduk.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Böylece Diyarbakır yemek folklorunun önemli noktalarım vurgulayarak konuyu kısa anlatmaya ça</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.3pt;">lıştık. </span></address>
<address><strong><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.55pt;">KAYNAKLAR</span></strong></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Ayşe Baysal, Genel Beslenme Bilgisi, Ankara, 1989.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.1pt;">Nezihe Araz, &#8220;Türk Yemek Töresi&#8221;, İkinci Milletlerarası Yemek Kongresi, </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">3-10, 1988, İstanbul.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Nevin Halıcı, Türk Mutfağı, Ankara, 1985.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">Mebrure Değer-Şevkel Beysanoğlu, Diyarbakır&#8217;da Halk Hekimliği, Anka<span style="letter-spacing:0.1pt;">ra/1992.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.05pt;">M. Değer, &#8220;Elmadan Yapılan Elli Yemek, Diyarbakır Meftunesi&#8221;, Tarih ve </span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">Medeniyet, S. 29, Temmuz 1996.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:-0.1pt;">M. Değer, &#8220;Diyarbakır Yöresi Türen Yemekleri&#8221;, Üçüncü Milletlerarası Ye­</span><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.1pt;">mek Kongresi, 7-12 Eylül, 1990, s.119-122.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;letter-spacing:0.15pt;">Yurt Ansiklopedisi, Anadolu Yayıncılık, Fasikül 42, İstanbul, 1982.</span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">Zümrüt Nahya, &#8220;Geleneksel Mutfağımızda Çorba&#8221;, V. Milletlerarası Türk <span style="letter-spacing:0.15pt;">Halk Kültürü Kongresi. Muddi Küttür Seksiyon Bildirileri, Ankara, </span><span style="letter-spacing:-0.05pt;">1997, S.284–297.</span></span></address>
<address><span style="font-size:9pt;color:#003366;font-style:normal;">Çevik Kadıoğlu, &#8220;Türk Mutfağının Akdeniz Mutfak Kültürünün Genel <span style="letter-spacing:0.05pt;">Özellikleri Yönünden Değerlendirilmesinin ünemi&#8221;, V. Milletlerarası </span><span style="letter-spacing:-0.05pt;">Türk Halk Kültürü Kongresi. Muddi Kültür Seksiyon Bildirileri, Anka­</span><span style="letter-spacing:0.2pt;">ra, 199/, s.194-201.</span> </span><span style="font-size:9pt;"> </span></address>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/turkyemekleri.wordpress.com/8/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/turkyemekleri.wordpress.com/8/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/turkyemekleri.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/turkyemekleri.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/turkyemekleri.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/turkyemekleri.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/turkyemekleri.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/turkyemekleri.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/turkyemekleri.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/turkyemekleri.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/turkyemekleri.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/turkyemekleri.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/turkyemekleri.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/turkyemekleri.wordpress.com/8/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/turkyemekleri.wordpress.com/8/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/turkyemekleri.wordpress.com/8/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=8&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/04/27/diyarbakir-halk-kulturunde-yemek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58ac57c2bba17f07f1d71cb80f4ebc20?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">turkyemekleri</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Diyarbakır Mutfağından Fast Food&#8217;a</title>
		<link>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/04/27/diyarbakir-mutfagindan-fast-fooda/</link>
		<comments>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/04/27/diyarbakir-mutfagindan-fast-fooda/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Apr 2007 07:24:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>turkyemekleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hazır Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[Mutfak Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Yemek Adları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/04/27/diyarbakir-mutfagindan-fast-fooda/</guid>
		<description><![CDATA[http://www.bianet.org/php/genel_sayfa_yukle.php?SayfaTipiX=&#38;DizinGun=/2003/10/11/&#38;HTMLDizinDosya=/2003/10/10/24812.htmDiyarbakır Kültür ve Tanıtma Vakfı &#8220;Diyarbakır Mutfağı&#8221;nı yayınladı. Bir dolu yemek ve yiyecek çeşidi kitapta sıraya durmuş. Kırmızı et o denli başı çekiyor ki ; &#8220;Bütün Türkiye eti üretir, Diyarbakır da tüketir &#8221; sözü boşuna edilmemiş. BİA Haber Merkezi 11/10/2003     Şeyhmus DİKEN       seyhmusdiken@mynet.com BİA (Diyarbakır) &#8211; Şimdi bu başlığı okuyanlar eminim diyecekler ki, be Allahın [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=7&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font size="+0"><em><strong><font face="Arial"><a href="http://www.bianet.org/php/genel_sayfa_yukle.php?SayfaTipiX=&amp;DizinGun=/2003/10/11/&amp;HTMLDizinDosya=/2003/10/10/24812.htm">http://www.bianet.org/php/genel_sayfa_yukle.php?SayfaTipiX=&amp;DizinGun=/2003/10/11/&amp;HTMLDizinDosya=/2003/10/10/24812.htm<font size="+0"><em><strong><font face="Arial">Diyarbakır </font></strong></em></font></a></font></strong></em></font></p>
<p><font size="+0"><em><strong><font face="Arial">Kültür ve Tanıtma Vakfı &#8220;Diyarbakır Mutfağı&#8221;nı yayınladı. Bir dolu yemek ve yiyecek çeşidi kitapta sıraya durmuş. Kırmızı et o denli başı çekiyor ki ; &#8220;Bütün Türkiye eti üretir, Diyarbakır da tüketir &#8221; sözü boşuna edilmemiş. </font></strong></em></font><font size="+0"></font><font size="+0"><em><font face="Arial, Helvetica, sans serif"><strong><em>BİA Haber Merkezi<br />
11/10/2003    </em></strong></font></p>
<p><font face="Arial, Helvetica, sans serif"><strong><em><a href="http://turkyemekleri.wordpress.com/php/yazarlistex.php?yazar=Şeyhmus DİKEN"><font color="#000000">Şeyhmus DİKEN</font></a>    </em></strong></font></p>
<p></em></font><font face="Arial, Helvetica, sans serif"><strong><em>  <a href="mailto:seyhmusdiken@mynet.com"><font color="#000000">seyhmusdiken@mynet.com</font></a> </em></strong></font></p>
<p><font face="Arial, Helvetica, sans serif"><strong>BİA (Diyarbakır) &#8211; </strong><font face="Arial, Helvetica, sans serif">Şimdi bu başlığı okuyanlar eminim diyecekler ki, be Allahın adamı zamanı mı boğazlar meselesi ile uğraşmanın! Haklılar da! Ama diğer konularda o kadar çok yazan var ki! Arada daha ikincil diyeceğimiz bu türden mevzular güme gidiyor.</font></font><font face="Arial, Helvetica, sans serif"><font face="Arial, Helvetica, sans serif">Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır&#8217;da yayınlanan <font size="+0"><strong>Diyarbakır Gün </strong></font>gazetesinde ve <font size="+0"><strong>Gazetem.net&#8217;</strong></font>de <font size="+0"><strong>Can Dündar&#8217;</strong></font>ın güzel bir yazısı vardı.</font></font><font face="Arial, Helvetica, sans serif"><font face="Arial, Helvetica, sans serif">Özetle diyordu ki Can Dündar; kentlere girdiğinizde artık o kentin havası sizi sarmıyor. Daha çok metropol merkezli dayatmalar sizi oralarda da karşılıyor, ağırlıyor. Örneğin Diyarbakır&#8217;ın kendisine has bir yemeğini bulmak neredeyse imkânsız. Doğru söze şapka çıkarılır doğrusu.<br />
 <br />
<font size="+0"><strong>Buna patlıcan dizmesi denir mi? </strong></font></p>
<p>Rahmetli nenemle evde hep bu yemek mevzuunun kavgasını verirdik. Sorardı anneme nenem ne yemek yapıyorsun, diye.</p>
<p>Annem gayet sakin, patlıcan dizmesi, derdi. Kızım, derdi nenem, siz buna patlıcan dizmesi mi diyorsunuz. Yarım kilo kıyma, iki kilo patlıcan, böyle yemek mi olur.</p>
<p>Biz iki kilo et, bir kilo patlıcan koyardık, ve onun adına da <font size="+0"><strong>Pürlezzet </strong></font>derdik. İşte böyle, rahmetli nenemin kulakları <font size="+0"><strong>şeyh Muhammed </strong></font>düzlüğünde, Mardinkapı&#8217;da çınlamıştır umarım. Sağ olsaydı da bu günleri görseydi.</p>
<p><font size="+0"><strong>Boşluğa bir mutfak kitabı </strong></font></p>
<p>Şimdi onun da torunlarının çocukları ve de yeni nesil artık ayak üzeri beslenme dediğimiz fast food&#8217;ların kapısında kul&#8217;lar. Oysa geçmişe baktığımızda ne kadar zengin bir mutfağımız vardı. Çok uzak değil.</p>
<p>İşte bu günlerde Diyarbakır Kültür ve Tanıtma Vakfı <font size="+0"><strong>&#8220;Diyarbakır Mutfağı&#8221;</strong></font>nı yayınladı. Çok önemli bir boşluğu da giderdi.</p>
<p>Bir dolu yemek ve yiyecek çeşidi kitapta sıraya durmuş. Elbette bin yıllarla ifade edilen bir tarih ve kültür kentinden söz ediyorsak mutfağının geçmişi de kendine göre olacak.</p>
<p><font size="+0"><strong>Baş köşede et </strong></font></p>
<p>Geçmişinde 30&#8242;a yakın uygarlığa ev sahipliği, bunlardan en az yedisine başkentlik yapmış bu şehir, bütün bu uygarlıkların mutfaklarının izlerini de elbette harmanlamış.</p>
<p>Yerleşik olmak önemli elbette mutfak kültürü açısından. Çünkü bilinir ki göçebenin mutfağı olmaz. Yeri, yurdu yok ki garibin mutfağı olsun. Diyarbakır neredeyse on bir bin yıla hükmeden bir şehir. O nedenle mutfağı da zengin.</p>
<p>Geleneksel yemek türleri içerisinde et, elbette baş köşeyi tutuyor Diyarbakır mutfağında. Et, özellikle de kırmızı et o denli başı çekiyor ki ; <font size="+0"><strong>&#8220;Bütün Türkiye eti üretir, Diyarbakır da tüketir&#8221;</strong></font> sözü boşuna edilmemiş.<br />
<font size="+0"><strong>Sofranın ilk merhabası </strong></font></p>
<p>Yanı başında kadim bir nehir var, Dicle nehri. O denli çok balık sunmuş ki bu şehre, şehir ona olan borcunu bir semtine ad olarak vermiş. Hoş şimdi o semtinde balığın esamesi okunmasa da adı hala <font size="+0"><strong>Balıkçılarbaşı&#8230;</strong></font></p>
<p>Bir hafızamızı yoklayalım bakalım o eski damak tatlı yemeklerden, tatlılardan kaçını modern zamanlarda anımsıyoruz. Mesela çorbalardan <font size="+0"><strong>Lebeni, </strong></font>Habenisk, <font size="+0"><strong>Kulak çorbası, </strong></font>Marhuta, <font size="+0"><strong>Simindirik, </strong></font>Kürt Mustafa, <font size="+0"><strong>Hedik&#8217;</strong></font>ten kaçı sofrada size ilk merhabayı vermeye aday !</p>
<p>En az dörder çeşit <font size="+0"><strong>meftune </strong></font>ile <font size="+0"><strong>dolması, </strong></font>kaburga, <font size="+0"><strong>pencegoşt, </strong></font>kellepaça, <font size="+0"><strong>kellegoşt, </strong></font>kibemumbar, <font size="+0"><strong>ayvalı kavurma, </strong></font>pürlezzet, <font size="+0"><strong>beli bağlı, </strong></font>sükre kebabı, <font size="+0"><strong>kişnişli kebap, </strong></font>Alüce aşı, <font size="+0"><strong>Nardan aşı, </strong></font>Livinç aşı, <font size="+0"><strong>Kemê, </strong></font>Borani, <font size="+0"><strong>Babakanuç, </strong></font>Kenger, <font size="+0"><strong>Sirmast, </strong></font>duvaklı pilav<font size="+0"><strong>, Kibe kudur, </strong></font>Keşkek, ve daha niceleri.</p>
<p>İsterseniz tatlılardan <font size="+0"><strong>zingili, </strong></font>sütlü Nuriye tatlısını, <font size="+0"><strong>Halbur hurmasını </strong></font>filan artık saymayayım.</p>
<p><font size="+0"><strong>Küresel terminatörler </strong></font></p>
<p>Bugün modern zamanlarda önce yerleşik kültürlerin yerleşikliklerinin izleri silinmeye çalışıyor küresel terminatörlerce. Başta da yerel değerler tahrip ediliyor.</p>
<p>Bir taraftan eski evleriniz, tarihi ve kültürel dokunuz modern beton binalara mahkum edilirken. Diğer taraftan da kullandığınız bakır kaplardan tutun tükettiğiniz ürün yelpazesine varıncaya kadar yerellik adına ne varsa elden gidiyor.</p>
<p>İşte sırf bu yok olmama kaygısı adına doğru düşünmenin bir yolu da doğru beslenme ilkesinden hareketle mutfağımızı iyi bilmemiz gerek diyorum. Elbette Diyarbakır, elbette Diyarbakır Mutfağı&#8230; (ŞD/NM)</p>
<p></font></font></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/turkyemekleri.wordpress.com/7/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/turkyemekleri.wordpress.com/7/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/turkyemekleri.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/turkyemekleri.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/turkyemekleri.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/turkyemekleri.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/turkyemekleri.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/turkyemekleri.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/turkyemekleri.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/turkyemekleri.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/turkyemekleri.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/turkyemekleri.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/turkyemekleri.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/turkyemekleri.wordpress.com/7/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/turkyemekleri.wordpress.com/7/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/turkyemekleri.wordpress.com/7/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=7&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/04/27/diyarbakir-mutfagindan-fast-fooda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58ac57c2bba17f07f1d71cb80f4ebc20?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">turkyemekleri</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Türk Mutfak Kültürü</title>
		<link>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/04/27/turk-mutfak-kulturu/</link>
		<comments>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/04/27/turk-mutfak-kulturu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Apr 2007 07:21:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>turkyemekleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mutfak Kültürü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/04/27/turk-mutfak-kulturu/</guid>
		<description><![CDATA[ http://www.uslanmam.com/turk-kulturu/27813-turk-mutfak-kulturu.html Beslenme biçimleri, içinde bulunulan kültürel- coğrafi- ekolojik- ekonomik yapıya ve tarihsel sürece göre şekillenmektedir. Türk mutfağı denildiğinde Türkiye&#8217;de yaşayan insanların beslenmesini sağlayan yiyecekler- içecekler, bunların hazırlanması, pişirilmesi, korunması; bu işlemler için gerekli araç-gereç ve teknikler ile yemek yeme adabı ve mutfak çevresinde gelişen tüm uygulamalar ve inanışlar anlaşılmalıdır. Türk mutfağındaki çeşit zenginliği bir çok [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=6&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- End Adsense Reklam --><!-- message --> <a href="http://www.uslanmam.com/turk-kulturu/27813-turk-mutfak-kulturu.html">http://www.uslanmam.com/turk-kulturu/27813-turk-mutfak-kulturu.html</a></p>
<p>Beslenme biçimleri, içinde bulunulan kültürel- coğrafi- ekolojik- ekonomik yapıya ve tarihsel sürece göre şekillenmektedir.</p>
<p>Türk mutfağı denildiğinde Türkiye&#8217;de yaşayan insanların beslenmesini sağlayan yiyecekler- içecekler, bunların hazırlanması, pişirilmesi, korunması; bu işlemler için gerekli araç-gereç ve teknikler ile yemek yeme adabı ve mutfak çevresinde gelişen tüm uygulamalar ve inanışlar anlaşılmalıdır.</p>
<p>Türk mutfağındaki çeşit zenginliği bir çok etkene bağlıdır.Kısa bir ifadeyle orta Asya ve Anadolu topraklarının sunduğu ürünlerdeki çeşitlilik, uzun bir tarihsel süreç boyunca birbirinden farklı birçok kültürle yaşanan etkileşim, Selçuklu ve Osmanlı gibi imparatorlukların saraylarında gelişen yeni tatlar, mutfak kültürümüzün yeni yapısını kazanmasında rol oynamıştır.</p>
<p>Genel olarak tahıl, çeşitli sebze ve bir miktar etle sulu olarak hazırlanan yemek türleri, çorbalar, zeytinyağlılar ve hamur işleri ve kendiliğinden yetişen otlarla hazırlanan yemeklerden oluşan Türk Mutfağı; pekmez, yoğurt, bulgur vb. gibi kendine özgü sağlıklı yiyecek türlerini de ortaya çıkarmıştır. Yöreden yöreye farklılaşan lezzetleri barındıran yeme-içme biçimleri, özel gün, kutlama, ve törenlerde ayrı bir anlam hatta kutsallık taşır.</p>
<p>Türk Mutfağı, çeşit zenginliği ve damak tadına uygunluk yönünden olduğu kadar birçok yemek ve yiyecek türü ile sağlıklı ve dengeli beslenmeye ve vejetaryen mutfağına kaynaklık edebilecek örnekleri barındırmaktadır.</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/turkyemekleri.wordpress.com/6/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/turkyemekleri.wordpress.com/6/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/turkyemekleri.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/turkyemekleri.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/turkyemekleri.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/turkyemekleri.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/turkyemekleri.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/turkyemekleri.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/turkyemekleri.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/turkyemekleri.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/turkyemekleri.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/turkyemekleri.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/turkyemekleri.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/turkyemekleri.wordpress.com/6/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/turkyemekleri.wordpress.com/6/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/turkyemekleri.wordpress.com/6/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=turkyemekleri.wordpress.com&amp;blog=956958&amp;post=6&amp;subd=turkyemekleri&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkyemekleri.wordpress.com/2007/04/27/turk-mutfak-kulturu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/58ac57c2bba17f07f1d71cb80f4ebc20?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">turkyemekleri</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
